YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14017
KARAR NO : 2011/2221
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile …’te özelliklerini ve mevkiini dava sırasında belirtecekleri bir dairenin 36.000 DM karşılığında satımı konusunda haricen yazılı olarak anlaştıklarını, amaçlanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin noterde düzenlenmesi gerekirken davalıya güvenerek davalının hazırladığı ‘otomobil alım-satım sözleşmesi’ adı altında 17.8.1997 tarihli sözleşmeyi imzaladığını ve peyder pey toplam 9.000 DM ödeme yaptığını, davalının belli bir süre sonra sözleşmeyi feshetmek istemesi üzerine yaptığı tüm ödemelerin iadesini istemesine rağmen sonuç alamadığını ve davalı aleyhine icra takibi yaptığını belirterek alacağının denkleştirici adalet kuralı da dikkate alınarak tespitine, davalıya verildiği tarih itibariyle 9.000 DM’nin Euro karşılığının bankaların dövize uyguladığı yıllık en yüksek faiz oranı ile tahsiline ya da davalının fiilen davacıya ödeyeceği tarihteki en yüksek Euro kuru üzerinden YTL’ye çevrilerek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir
Davalı, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacı ile arasında iddia edildiği gibi herhangi bir sözleşme yapmadıklarını ve bu sebeple davacıdan para almadığını,davacı iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davaya konu 17.8.1997 tarihi otomobil alım-satım sözleşmesi başlıklı sözleşmede satılan mal kısmında daire ibaresi olduğu, ancak sözleşmede tapuda ferağ yapılmasına dair davalının taahhüdü olmadığı ve sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda zamanaşımı süresinin 1 yıl olduğu, davalıya gönderilen noter ihtaratı ve icra takibinin yapıldığı 2002 yılı ile davanın açıldığı tarih arasında 1 yıllık süre geçtiği için davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, geçersiz sözleşmeye dayalı olup, davacı tarafın ifa ettiği edimin istirdadına ilişkindir. Taraflar arasındaki geçersiz de olsa sözleşme ilişkisi olduğuna göre zamanaşımı süresi aksine bir hüküm yoksa BK 125.maddesi gereği 10 yıldır. Bu süre sözleşmenin yapıldığı tarihte başlar. Dava konusu sözleşme 17.8.1997 tarihli olup dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.