Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14158 E. 2011/3562 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14158
KARAR NO : 2011/3562
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalılardan Zeki ile kiracısı olduğu … “… Export” adı altında bayan giyimi üzerine %50 ortaklık payı ile ortak … kurduklarını, ortaklığın daha sonra … Shoop olarak adının değiştirildiğini, ortaklığın 6. yılında davalı …’nin eşi diğer davalı …’ ın vergi yükümlüsü olduğunu, sonradan davalıların huzursuzluk çıkarıp ortaklığı bitirme kararı aldığını ve bu hususta 31.330.TL + 10.000.USD’ nın kendisine ödeneceği yönünde yazılı belge tanzim ederek ortaklığı bitirdiklerini ancak ortaklığın aktifleri ve %50 payının değerinin 250.000.00.TL civarında olduğunu bu nedenlerle ortaklığın tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000.00.TL’ nın davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, “tarafların adi ortaklığı kurduklarına ilişkin olarak 03.05.2008 tarihli belgeye yazılı delil başlangıcı niteliği verilse bile aktif ve pasif mal varlığının belirlenebilir durumda olmadığı ve tasfiye isteğinin ispatına yarar nitelikte BK. 538 ve devamı maddeleri gereğince gerekli hesapların sunulamadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/14158 2011/3562
2-Özellikle davalıların, davacıya kullandırdıkları mekan karşılığı elde edilen kardan pay aldıkları yönündeki beyanları da göz önünde bulundurularak taraflar arasında Borçlar Kanunu’ nun 520. ve devamı maddelerinde düzenlenen adi bir ortaklık ilişkisinin sözlü olarak kurulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, davalıya verdiği borç para, ortaklığa konulan sermaye ve yaptığı masraflar ile kar payı yönünden davalılar tarafından hesaplanan miktardan daha fazla olduğu ve herhangi bir ödemenin de olmadığını ileri sürerek ortaklığın tasfiyesini talep etmiştir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.’ nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da B.K.’ nun 538. ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.’ nun 538. ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tesbit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir. Bu ilkeler ışığında, davacı tarafından ibraz edilen ve davalılar tarafından baskı ve tehdit sonucunda düzenlediklerini kabul ettikleri ancak baskı ve tehdit iddialarını kanıtlayamadıkları 03.05.2008 Cumartesi akşamı itibariyle … ve Beşiktaş mal sayım ve hesapları başlığı ile kaleme alınan belge içeriği ve kapsamı ile bu tarihte tarafların ortaklığı tasfiye ettikleri anlaşılmaktadır. Buna göre, adi ortaklığın tasfiyesi yönünde 03.05.2008 tarihli belge yazılı delil başlangıcı kabul edilerek, taraf delilleri toplanarak, bu belgede belirtilen hususlar ve toplam 31.330.00.TL + 10.000.00.USD ile sınırlı olarak, alacak ve borç miktarı belirlenerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucunda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.