Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14257 E. 2011/2866 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14257
KARAR NO : 2011/2866
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının İzmir Eğitim Diş hastanesinin temizlik işlerini üstlendiğini, bu işle ilgili olarak çalıştırdığı işçisi … ‘in … akdini feshetmesi nedeniyle … tarafından … mahkemesine açılan davada bu kişiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine karar verildiğini, bu karar uyarınca 10.924,38 TL ödemek durumunda kaldıklarını, bu tazminatın gerçekte davalı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek ödenen 10.924,38 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, asıl işverenin davacı olduğunu, kendilerinin işveren vekili durumunda bulunduklarını, işçilerin alınması, çalıştırılması, görev yerinin belirlenmesinde davacını yetkili olduğunu, feshe ilişkin olayda da davacı kurum görevlisinin tasarrufu sonucu görevinin değiştirildiğini, bu tasarrufta kendilerinin bir kusurlarının bulunmadığını,dava konusu işçinin kendilerinde sadece 10 ay çalıştığını,tüm süreye ilişkin tazminatın kendilerinden talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının tali sorumlu olduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/14257-2011/2866
2-Davacı, … isimli işçi tarafından … akdinin feshi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin açılan davada kesinleşen karar ile kendilerinin 10.924,38 YTL ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre işçilerin … akidlerinin haksız feshi halinde doğacak tazminattan hangi taraftan ne oranda sorumlu olduğuna dair bir düzenlemenin bulunmadığı ve taraflar arasında bu konuda açık bir kararlaştırmanın olmadığı görülmektedir. Dava dışı işçi … ‘in davalı yüklenici şirket dışında dört ayrı yüklenici firma bünyesinde çalıştığı anlaşılmakla, işçiye ödenecek olan tazminatlardan davalı yüklenici, ancak işçiyi çalıştırdığı kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumludur. Bu durumda tacir olan davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçinin fiili işçilik dışında, sair tazminat haklarından sorumlu olacağı ancak; davacının da, asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nedeniyle doğan zararlardan davalı yüklenici ile birlikte eşit oranda kusurlu ve sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemece, tazminatlardan Davacının ½ nispetinde sorumlu olduğu, kalan ½ kısım yönünden ise davalının çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olduğu kabul edilerek davalının bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 147.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.