Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/14599 E. 2011/2879 K. 28.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14599
KARAR NO : 2011/2879
KARAR TARİHİ : 28.02.2011

… Acentaları Birl. Vekili avukat … ile F…. vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.7.2010 gün ve 377-429 sayılı hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Davacı, davalının üstlenmiş olduğu … vekillik görevine 18.04.2001 tarihinde son verilmesine ve bu tarihten sonra hizmet vermemesine rağmen davalıya sehven 1.200 YTL ödeme yapıldığını,bu bedelin tahsili için davalı hakkında 1.200 YTL asıl alacak ve fer’ileriyle birlikte toplam 1.410 YTL. alacak miktarı için ilamsız takip yoluyla icra takibi yaptığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL’sı, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2010 tarihinden itibaren 1.430,00 TL.’ye çıkarılmıştır. Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan ve davacı tarafça temyiz edilen uyuşmazlığa konu ana alacak miktarı (1.200 YTL) -faiz ve diğer fer’ileri haricinde- karar tarihi itibariyle 1.430,00 TL.’yi geçmediğinden HUMK.’nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427 maddesinin 2.fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı tarafın temyiz dilekçesinin REDDİNE, 28.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.