YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14813
KARAR NO : 2011/3566
KARAR TARİHİ : 09.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu … plakalı araç ile davalının maliki olduğu … plakalı aracı 25.04.2007 tarihli ön anlaşma ve 26.04.2007 tarihli araç satış tutanağı ile takas ettiklerini ve araçları birbirlerine teslim ettiklerini, 09.05.2007 tarihinde her iki aracın noter satışı için … 15. Noterliğine gelindiğinde, davalının aracı ruhsatı ile birlikte haricen … isimli şahsa devrettiğinden … plakalı aracın satışının sonraya kaldığını, satışın temini amacıyla aralarındaki anlaşma gereği davalıya 09.05.2007 tanzim tarihli 7.000.00.TL. bedelli teminat senedi verdiğini, 08/03/2008 tarihine kadar davalının teminat senedini getirip … plakalı aracın satışını üzerine almaması ve aracı davalıdan devir alan …’ nın sık sık arayıp tehdit edici davranışlarda bulunması nedeniyle davalıya takas ettiği aracını 08.03.2008 tarihli protokolle bedeli karşılığında satın almak zorunda kaldığını, böylece davalıya verdiği teminat senedi bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalının 2. defa tahsilat yapmak amacıyla teminat senedine istinaden … 12. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/4335 Esas sayılı takip dosyasında aleyhine icra takibinde bulunduğunu ileri sürerek, 09.05.2007 tanzim ve 08.08.2007 vade tarihli 7.000.00.TL bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar “…Teminat bonosunun bedelsiz kalması için teminatın ilişkin olduğu işin yapılması gerekir. Davacının … plakalı araç satışını davalı adına yapmadığı anlaşılmasına göre teminat bonosu bedelsiz kalmış değildir…” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve gerçekten “teminatın bedelsiz kalması için teminata ilişkin olan işin yapılması gerektiği” ilke olarak geçerli ise de; somut olayda davacıya ait … plakalı
2010/14813-2011/3566
araç ile davalıya ait … plakalı aracının takas edildiği, takas edilen araçların taraflara teslim edildiği, 09.05.2007 tarihinde davalının noterden … plakalı aracın devrini gerçekleştirdiği, davalının teslim aldığı davacıya ait … plakalı aracın davalının oğlu … tarafından haricen …’ ya satılarak ruhsatı ile birlikte …’ ya devredilmesi nedeniyle … plakalı aracın satışının davacı tarafından davalıya yapılamadığı bunun üzerine satışın 60 gün içerisinde verilmesinin temini amacıyla davacı tarafından davalıya 09.05.2007 tanzim ve 08.08.2007 vade tarihli 7.000.00.TL. bedelli teminat senedi verildiği, davalının oğlu …’ dan haricen satın alan …’ nın … plakalı aracın noterden satışının verilmesini istemesine rağmen davalının teminat senedini davacıya geri vermemesi nedeniyle davacı tarafından verilemediği bunun üzerine 08.03.2008 tarihinde davacının halen kendi adına kayıtlı olan … plakalı aracı …’ dan bedeli karşılığında protokolle satın aldığı, böylece davacı tarafından davalıya verilen 09.05.2007 tanzim ve 08.08.2007 vade tarihli 7.000.00.TL. bedelli teminat senedinin bedelsiz kaldığı, dosyada mevcut davalının müşteki sıfatıyla 17.09.2009 tarihinde emniyette verdiği ifadesi, cevap dilekçesi içeriği, davacı tanıkları ve özellikle davalı tanığı olarak dinlenen … ile …’ nın yeminli beyanları ile 08.03.2008 tarihli araç anlaşma protokolü ile sabit olduğundan, davacı tarafından … plakalı aracın satışının kendi adına yapılmaması nedeniyle davacı tarafından kendisine verilen 09.05.2007 tanzim ve 08.08.2007 vade tarihli 7.000.00.TL. bedelli teminat senedine istinaden davacıdan talepte bulunması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması ve dürüstlük kuralının ihlali niteliğinde olup, davalının bu davranışı hukuken himaye edilemez. Hal böyle olunca, yukarıda ayrıntılı olarak izah edilen deliller bir bütün halinde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.