YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14908
KARAR NO : 2011/3049
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, bankamatik kartı ile hesabından para çekmek için 16.7.2008 günü saat 07.15’te ATM cihazının önüne geldiğinde, ilk cihazın arızalı olması üzerine diğer cihaza kartını taktığını şifre girmeden önce ‘kartınıza el konulmuştur, yenisi için müracaat ediniz’ yazısını görünce, karta kendi şubesi tarafından el konulduğu düşüncesiyle aynı günün akşamı şubeye gittiğini, banka yetkilisi hesabını kontrol ettiğinde 2.230,00 TL nin 07.30 ve 07.31’de başka bir şubenin ATM cihazından çekildiğinin anlaşıldığını, davalı bankanın kamera kayıtlarını sildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.230,00 TL nin olay tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kartın ve şifrenin güvenliğinden bizzat sorumlu olduğunu, olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalı bankanın kamera kayıtlarını saklamaması nedeniyle 5464 SK’nun 8 ve 11. maddelerinde düzenlenen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna göre ATM cihazlarında 3.kişilerin müdahalesini engelleyecek sistemi kurması gerektiği halde bunu tam olarak sağlayamadığı, 4077 SK’nun 4/A ve 5464 SK uyarınca kusurlu olup, ayıplı hizmette bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı, davalı bankadan aldığı kartını ATM cihazında kullanırken kartı 2010/14908-2011/3049
cihaza taktığı sırada ‘kartınız el konulmuştur, yenisi için müracaat ediniz’ yazısını görünce, karta banka tarafından el konulduğu düşüncesiyle aynı günün akşamı banka şubesine müracaat ettiğini, kartının ve bilgilerinin kötüniyetli kişi tarafından elde edilerek kullanıldığını, olayda davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, maddi olayın oluşu yönünden bir itiraz ve açıklamada bulunmamış, ancak, kartın ve şifrenin güvenliğinden davacının sorumlu olduğunu savunmuştur. Şu hale göre, ATM cihazlarındaki kart yuvalarını kötüniyetli üçüncü kişilerin kolayca müdahalelerine imkan tanıyacak şekilde bırakan ve bu konuda yeterli denetim tedbirlerini almayan davalı bankanın olayda kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki, kart sahibi olan davacı da, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12.maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak ve iradesi dışında kartın veya bilgilerin kaybolması veya çalınması durumunda kart çıkaran bankayı derhal haberdar etmek zorundadır. Kartı ATM cihazına sıkışan davacı derhal kart çıkaran bankayı haberdar etmek yerine, kötüniyetli kişilerin kart ve bilgilerine, kolayca onların eline geçmesine sebebiyet vererek bankaya geç bildirimde bulunduğunu kabul ettiğinden olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulü zorunludur. Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorumluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 33,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 02.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.