Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15016 E. 2011/4322 K. 23.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15016
KARAR NO : 2011/4322
KARAR TARİHİ : 23.03.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Girgin Tıbbi Cih. Ltd. Şti avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı …, kendilerine devir edilen … Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesine 10.08.1998 – 12.04.2002 tarihleri arasında Anestezi ve Reanimasyon, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Gastroenteroloji, Kaalp ve Damar Cerrahisi, Göz, Hematoloji, ve Onkoloji, KBB, Radyoloji ve Üroloji branşlarında gerekli tıbbi sarf malzemesinin 03.07.1998 tarihli taahhütname kapsamında davalılardan temin edildiğini, fatura edilen birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında fiyat farkı oluşması halinde, farkın iade edileceğinin taahhüt edildiğini, SSK … işleri Bşk. Tarafından oluşturulan fiyat tespit komisyonu tarafından belirlenen rayiç bedellere göre 7.854.00 USD fark oluştuğunu ileri sürerek, bu miktarın ödeme tarihlerinden itibaren 1 yıl vadeli döviz tevdiat hesabına bankalarca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden uygulanacak faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Ltd. Şti., talebin zamanaşımına uğradığını, taahhütnamenin dayatma sonucu alındığı gibi protokol yapılıncaya kadar geçerlidir şartı nedeniyle protokol yapıldığından geçerli olmadığını, tek taraflı rayiç belirleme yönteminin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Davalı … Ltd. Şti. usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece “geçerliliği tartışmasız bulunan taahhütnamede birim fatura fiyatı ile protokol yapılması durumunda protokol fiyatları 2010/15016 2011/4322
Arasındaki farkın, protokolün yapılmaması halinde idarece belirlenecek rayiç fiyatlar arasındaki farkın tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığının defaten ödeneceğinin taahhüt edilmesi karşısında rayiç fiyatın idarece belirleneceği de benimsendiğinden ve kabul edildiğinden idarece belirlenen rayiç fiyat ile fatura birim fiyatları arasındaki fark esas alınması gerektiği”gerekçesi ile davanın kabulü ile 7.854.00. USD’ nin 04.08.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı ile davalı … Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı arasında, iyileştirici nitelikteki tıbbi malzeme alımı konusunda yapılan SSK Genel Müdürlüğünün 11.6.1998 tarihli kararı doğrultusunda ve davalının verdiği 3.7.1998 tarihli taahhütname gereğince davacının malzeme alımına devam ettiği, taraflar arasında bu hususta yeniden protokol yapılmadığı uyuşmazlık konusu değildir.
Davacı, protokol uyarınca kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına dayanarak yaptığı tespitlere göre, 7.854.00 Dolar fiyat farkından doğan alacağın tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır. Davalı şirketten alınan 3.7.1998 tarihli taahhütnameye göre, SSK ile protokol akdedilene kadar şirket veya bayii tarafından SSK ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile ilerde yapılacak protokol fiyatları arasında SSK aleyhinde şirkete yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda, döviz bazı arasındaki farkın tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceğinin kararlaştırıldığı, yine teklif edilen ürünler için protokol akdedilmemesi halinde ise, SSK’ya fatura edilen malzeme birim fiyatları ile SSK tarafından tespit edilecek rayiç bedel arasında, SSK aleyhine şirkete yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda, aradaki döviz bazındaki farkın tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiği, söz konusu taahhütnameden sonra herhangi bir protokol yapılmadığı, davalıdan taahhütnameye bağlı olarak malzemelerin temin edildiği anlaşılmaktadır.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.(19-20) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler. Böyle bir kararlaştırma, tarafları bağlar. Bu nedenle somut olayda satıcı davalının, “rayiç bedel” konusundaki fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına dair verdiği taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkı tanınan taraf bu hakkını M.K.’nun 2. maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalı, bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı da gerektiğinde hakim tarafından denetlenmelidir. Davacı, kendisine tanınan fiyat 2010/15016 2011/4322
belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalıya fazla ödeme yapıldığını bildirerek 7.854 USD’ın ödetilmesini talep ettiğine ve davalı da buna karşı çıktığına göre, mahkemece davacının ne şekilde fiyat belirlediği hususunda araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Bu nedenle öncelikle davacıdan, belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme ve tüm diğer belgeleri istenilmeli, faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı, fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı, davalıdan hangi miktarda alacak talebinde bulunabileceği konularında, uzman bilirkişiler aracılığı taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli rapor alınmalı ve bunun sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı Girgin Tıbbi Cihazlar San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 23.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.