YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15133
KARAR NO : 2010/14946
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı şirketten 19.3.2008 tarihli sözleşme ile 1432 nolu parselde 1 nolu daireyi satın aldığını, 25.000 TL. kaparo verdiğini, ancak dairenin teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği kaporanın iadesi için yapılan takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
2010/15133-14946
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu, alacak likit kabul edildiği halde, yargılama sonunda iade gerekip gerekmediğinin belirlendiği gerekçesi ile bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “hüküm” başlıklı bölümünün (1) nolu bendindeki ibarelerin silinerek yerine “ ..kabul edilen asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalılardan tahsiline” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 15.60 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.