YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15202
KARAR NO : 2011/2507
KARAR TARİHİ : 21.02.2011
… vekili avukat … ile … aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 18.2.2009 gün ve 498-83 sayılı hükmün Dairemizin 20.7.2010 tarih ve 1419-10880 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davalı tarafından Dairemize hitaben yazılan 01.09.2010 havale tarihli Karar Düzeltme dilekçesinin
a- 1.bendinde “Yargıtay 13.H.D 2010/1419 e., 2010/10880 K. sayılı kararında Anayasanın 48.maddesini , Borçlar Kanunu’nun sözleşmelere ilişkin bütün hükümlerini, hakkın kötüye kullanılması yasağı gibi tüm temel hukuk ilkelerini yok sayarak, hiçbir kanun maddesini dikkate almadan………delilleri incelemeden karar vermiştir, aslında bu karar da başka dosyalar için önceden yazılmış olan hazır karar metni olup, az değişiklik ile mevcut davaya uygulanmıştır…….” İbarelerine,
b- 2.bendinde “……Hiçbir yargı organı dikkate alması gereken kanun hükümlerin yok sayarak, dava konusu olayla ilgili olmayan hukuk ilkelerini öne sürerek ve kararını hiçbir kanun maddesine dayandırmadan sonuca varamaz….” İbarelerine yer verilmiş,
c- 5.bendinde “…Bu hususu göremeyen ve yapılan sözleşmeleri resmi satış sözleşmesi ile karıştırıp, ………geçersizliğine hükmeden anlayışın Anayasamızın 48.maddesinden dahi haberdar olmadığı, sözleşme serbestisi ilkesinden de asla haberdar olmadığı açıkça ortaya çıkmaktadır…..Hukuk fakültesinde ders veren bir öğretim görevlisi olarak bu yanlış hükmü affedilmez bir hata ve ne yazık ki bir bigi eksikliği olarak görüyorum….”ibarelerine yer verildiği,
d- 6.bendinde “…Bu tip sözleşmelerin geçerli olduğunu bilmek için Hukukçu olmaya dahi gerek yoktur…”ibarelerine yer verildiği,
2010/15202 2011/2507
e- 8.bendinde “ …Yeterli Hukuk bilgisine sahip olmayan veya yeterli inceleme yapmak yerine elinde hazır kalıp şeklinde bulunan yazılı kararı biraz alakalı gördüğü için fabrikasyon imalat yaparcasına davaya uygulayan 13 H.D’si ne yazık ki……………..” ibaresine yer verildiği,
f- 16.bendin c.maddesinde “…13 H.D sinin “Ön Sözleşme” başlığını taşıyan sözleşmenin geçerliliği konusunda bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir tereddüdü söz konusu ise en azından bu hususun bilirkişi marifetiyle geçerliliğinin tespiti hususunda görüş belirtmesi daha isabetli olurdu.” ifadelerine yer verilmiştir.
Davalının Karar Düzeltme dilekçesinde yer verdiği ibarelerin, adli yazışmalarda ve özellikle Yargıtay’a verilen dilekçelerde yazılması alışılmış olmayan, itiraz sınırlarını aşan, davanın aydınlığa kavuşması, hakkın ortaya çıkarılması yönünden etkisi ve yazılmasında zorunluluk bulunmayan gereksiz (icapsız) sözler olduğu, bu nedenle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 78.maddesinde anlamını bulan “münasebetsiz” evrak niteliğinde bulunduğu kabul edilmiş; nezaket ve saygı kuralları içerisinde kalınarak icapsız sözlere yer verilmeden ve hukuk kuralları dışına çıkılmadan sadece hukuki nedenlerin açıklanıp belirtilmek suretiyle yeniden düzenlenmesi halinde inceleneceği sonucuna varılmış olmakla, tamamen davanın konusu içinde kalınarak hukuki itirazlarını içeren yeni bir Karar düzeltme dilekçesi yazması için kendisine (10) günlük süre verilmesi ve bu süre içinde yeni bir dilekçe vermediği takdirde Karar Düzeltme isteğinden vazgeçmiş sayılacağının bildirilmesi için dava dosyasının GERİ ÇEVRİLMESİNE, 21.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.