Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15281 E. 2011/3852 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15281
KARAR NO : 2011/3852
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının 19.9.1996 tarihli noterde düzenlenen taahhütname ile S.S … Konut Yapı Koop. A Blok Zemin Kat 2 nolu dairesinin tüm peşinat ve aidatlarını, kooperatif inşaatının bitimi ve anahtar teslimine kadar olan her türlü ödemelerini eksiksiz yerine getireceğini taahhüt ettiğini, taahhütlerini yerine getirmediğinden kooperatif yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkartıldığını ileri sürerek, 40.000,00 YTL daire bedeli ile 20.000 DM cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, inşaat işi ile iştigal ettiğini, davacının ise inşaatlarda taşeron olarak çalıştığını, yaptığı kooperatif inşaatının kaba işini davacıya verdiğini, davacıya yapılacak ödemeleri, davacının isteği ile kooperatife ödenmesi hususunda taahhütname imzaladıklarını, üç yıl düzenli ödeme yaptığını, bilahare davacının ödemelerin kendisine yapılmasını istediğini, bunun üzerine taahhütnamenin karşılıklı feshedildiğini, davacı alacaklarını bizzat davacıya yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 37.580,00 Tl’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/15281-2011/3852
2-Davacı, davalının imzaladığı taahhütname gereğini yerine getirmediğinden kooperatif yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkartıldığını ileri sürerek 40.000,00 YTL daire bedeli ile 20.000 DM cezai şartın tahsiline karar verilmesini istemi ile eldeki davayı açmış, davalı ise taahhüdün feshedildiğine dair davacı imzasını taşıyan belgeye dayanarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davaya konu taşınmazın dava tarihindeki değeri bilirkişi tarafından belirlenerek, belirlenen bedelin 48.092,44 Tl olduğu, davacının talebinin 40.000,00 Tl olduğu, davacı tarafından kooperatiften tahsil edilen bedel olan 2.420,00 TL.nin talep edilen miktardan düşülerek, 37.580,00 TL’ye hükmedilmiştir. Davacı, kooperatif üyesi olup taksitlerin davalı tarafından ödeneceği hususu tartışmasızdır. Ancak davacıya ait aidatların ödenmemesi üzerine kooperatif tarafından davacıya ihtar çekilmiş, ihtar sonucunda davacı kooperatife başvurarak aidatları ödeyemeyeceğini belirterek kooperatif üyeliğinden ayrılmıştır. Öyle olunca, davalı tarafından aidatların ödenmemesi nedeniyle davacının aidatları ödeyerek üyeliğini devam ettirebilme imkanı varken ayrılma yolunu tercih etmiştir, BK.98 maddesinin 2.fıkrası yollaması ile akti ilişkilerde uygulanması gereken aynı kanunun 44.maddesi hükmü tazminatın takdirinde gözönünde bulundurularak, davacıda zararın artmasında müterafik kusurlu olduğundan BK.44. maddesi hükmüne göre uygun bir indirim yapılması gerekirken talep edilen tüm tazminat üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle daacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 539.70 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ve yire peşin alınan 558.10 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.