Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15525 E. 2011/7789 K. 12.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15525
KARAR NO : 2011/7789
KARAR TARİHİ : 12.05.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … ve müdahil avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların murisi ReyhanIn arsa sahibi olduğu 69 nolu parselde inşaa edilen 4 nolu daireyi davalılardan müteahhit …’ten 1.1.2007 tarihli sözleşme ile satın aldığını ancak teslim edilmediğini ve tapu devrinin de verilmediğini ileri sürerek, ödediği 50.000 TL.nin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 60.000 TL.nin davalı … ile Müdahil …’tan müteselsilen tahsiline , diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … ile müdahil … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde davalı olarak arsa sahibi … mirasçıları ile müteahhit …’ı göstermiş ve davasını bu şahıslara karşı açmıştır. Yargılama sırasındaki 3.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de , dava devam ederken taşeron olan …’a 10.000 TL. Daha ödeme yaptığını, bu nedenle toplam 60.000 TL.nin ödetilmesini istemiştir. … da mahkemeye verdiği 17.3.2009 tarihli dilekçe ile davalı yanında müdahilliğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı … ile müdahil … hakkında da yargılama ile hüküm kurulmuş ise de, usul hukukunda dahili dava şeklinde bir müessese düzenlenmemiştir. Davalının muvafakatı de açılmış bulunan bir davaya sonradan davalı 2010/15525-2011/7789
dahil edilmesine imkan vermez. Davacı dava harcını vermek suretiyle …’a karşı yöntemine uygun şekilde dava açmamış olduğundan … hakkında hüküm kurulamaz. Davada ancak taraf olanlar hakkında hüküm kurulabileceğini öngören HUMK.nun 388. maddesi ve aynı yasanın 57. maddesi gereğince de fer’i müdahil hakkında hüküm kurulamaz. Öte yandan açılmış bir davaya, zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmadığı sürece üçüncü bir kişinin taraf sıfatıyla davalı olarak dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi, HUMK.nun 83 ve sonraki maddelerinde açıklanan hükümlere göre ıslah yoluyla hasım değiştirilmesi veya davalı sayısının artırılması da mümkün değildir. Açıklanan yönün gözardı edilerek davada usulüne uygun taraf haline getirilmeyen … yönünden de kesin hüküm teşkil edecek şekilde yazılı olduğu gibi hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 891,00’şer TL. temyiz harcının istek halinde davalılara (… ve …) iadesine, 12.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.