YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15718
KARAR NO : 2011/9653
KARAR TARİHİ : 16.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kardeşi olan davalı tarafından kendisinin aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, tebliğin Almanyadaki adresine yapılması nedeniyle, takibe süresinde itiraz edemediğini, kendisinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek yapılan icra takibi dolayısıyla davalıya borçlu bulunmadığının tespitine davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile davacının kardeşi olan davalıya … 8.İcra Müdürlüğünün 2004/5317 sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacak üzerinden %15 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK 72/5 maddesi gereğince menfi tespit davasında, dava borçlu lehine hükme bağlanırsa, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı kötü niyet tazminatına mahkum edilir.
Olayımızda icra takibini yapan davalı davacının kardeşi olup, davacının alacaklı olduğunu kanıtlayamaması kötü niyetli olduğunu göstermez. Davalı alacaklının takibi kötü niyetle yaptığı kanıtlanamadığına göre, davacı borçlu yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması, HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle, davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1.bendindeki “takibe konu alacak üzerinden %15(202.644,40×0,15=) 30.396,66 TL kötü niyet tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” sözlerinin çıkartılarak, yerine aynen ” kötü niyet tazminatı talebinin reddine” sözlerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 3.009,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 1,25 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 16.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.