YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15836
KARAR NO : 2011/11191
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, ikrazatçılık yapan davalı …’ten 13.000 TL. borç para alıp karşılığında 16.3.2004 tarihli faizi ile birlikte 17.000 TL. borçlu olduğuna ilişkin ödünç sözleşmesi imzaladığını, aleyhine icra takibi yapılınca kısmi ödemeler yaptığını bu aşamada diğer davalı …’ın davalı …’e olan borcu üstleneceğini bildirmesi üzerine davalı …’tan borç alarak 30.5.2004 tarihli 35.000 TL ve 6 adet 3.500’er TL.lik toplam 56.000 TL.lik senetleri davalı …’a verdiğini, bu şekilde davalı …’e hiçbir borcu kalmadığı halde aleyhine yaptığı icra takibine devam ettiğini, davalı …’a da ödemeler yaptığı halde gözetilmediğini ve aleyhine ayrıca icra takibi yapıldığını, bu şekilde müzayaka halinden istifade ile tehdit ve korku ile çeşitli senetler alındığını ve borçlandırıldığını ileri sürerek, aleyhine yapılan icra dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile takiplerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …, davacı ile kendisine ait ikrazat firması arasında yapılan ödünç sözleşmesi gereğince 17.000 TL. borç para verdiğini, ödeme yapılmayınca takip başlattığını, yine borç isteyince ikinci sözleşme ile , 40.000 TL. borç verdiğini, ödeme yapılmayınca yine icra takibi yaptığını, ancak hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı … ile de bir ilişkisinin bulunmadığını savunmuş, davalı … da;
Davacıya borç para vermediğini, davacının eşi Kayhan Leventyürü’nün başkanı olduğu kooperatiften villa satın almak üzere anlaştıklarını, davacıya satış bedeline mahsuben 115.500 TL. ödeme yaptığını, ancak villanın kendisine teslim edilmediğini bu nedenle villa Kaparo bedeline karşılık davacı aleyhine icra takibi yaptığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … yönünden, 2004/1321 sayılı takip dosyasından dolayı 17.547,97 TL. Borçlu olmadığının tesbitine, 2004/3777 sayılı takip dosyasından dolayı 10.000 TL. Borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı … hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı … tarafından davacı aleyhine yapılan ilamsız icra takibi ile 85.000 TL.nin tahsilinin talep edildiği ve borcun sebebi olarak “ iade edilmeyen gayrimenkul satış kaporası “ nın gösterildiği, davacı borçlu tarafından 15.3.2005 günlü icra tutanağındaki beyanında “ ben ödeme emrini aldım. Lehime olan itiraz, kesinleşme, ve haciz sürelerinden feragat ediyorum ve ödeme emrinde yazılı 85.000 TL. Borcumu ve faiz oranını kabul ediyorum …” açıklamasının yer aldığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı borçlunun icra dosyasındaki resmi memur huzurunda verdiği kabul beyanı ile borcu ve sebebini kabul ettiği , aksini yani borcun ödendiğini davacı borçlunun ispat edemediği gerekçesi ile davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davalı …, davacının imzaladığı 25.11.2004 tarihli belgede de yazılı olduğu üzere, toplam 102.500 TL:nı davacıya verdiğini açıklamıştır. Davacı imzasını taşıyan 25.11.2004 tarihli tutanak başlıklı belgede; davacının , Sabahat Kılıç’tan 2004 mayıs ayında 35.500 TL. 2004 temmuz ayında 17.000 TL. 2004 kasım ayında 30.000 TL. Ve 20.000 TL aldığı ve 24 ay vadeli senetlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. O halde, davacının icra dosyasındaki beyanının yanında, anılan tutanak üzerinde de durularak , tutanak içeriği ile icra dosyasındaki borcun sebebi arasında ilişki bulunup bulunmadığı konusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılmalı , taraf beyanları alınarak sonucuna uygun bir karar verilmedir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar
verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.