YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15891
KARAR NO : 2011/7073
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı idare, Adaağzı-Aksaz güzergahındaki enerji nakil hattı tesisi için 393.330 m2 ormanlık alanın 49 yıl için davalı şirkete tahsis edildiğini, ancak daalının 2007 yılı kullanım bedeli farkı ile gecikme zammı ve KDV’ni ödemediğini ileri sürerek 148.370,30 TL kullanım bedeli, 29553,29 TL gecikme zammı ve 32.026,25 TL KDV’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, güncel taahhüt senetlerinin imzalanmadığını, bir önceki yıl kullanım bedeline deflatör kat sayısını uygulayarak 14.9.2007 tarihinde ödemede bulunduklarını, davacının alacağın nereden kaynaklandığını açıklaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının verilen kesin sürede taahhüt senedinin aslını veya onaylı suretini sunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada davalının tahsis edilen araziye ilişkin 2007 yılı tahsis bedelini eksik ödediğini ileri sürerek talepte bulunmuştur. Davalı ise bir önceki yıl ödenen tahsisi bedeline deflatör katsayısını uygulayarak 14.9.2007 tarihinde ödemede bulunduğunu savunmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada bulunan bilgi 2010/15891 2011/7073
ve belgelerden davaya konu sahanın davalıya tahsis edildiği ve davalı kullanımında bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalının 2007 yılı kullanım bedelinden sorumlu olduğunun kabulü zorunludur. Esasen davalıda 2007 kullanım bedelinden sorumlu olduklarını, ancak bedelin davacının talep ettiği kadar olmadığını bedeli de 14.9.2007 tarihinde ödediğini savunmakla akdi ilişkiyi kabul etmektedir. Taraflar arasındaki ihtilaf 2007 yılı kullanım bedelinin miktarı konusunda toplanmaktadır. Her ne kadar davacı taraf 12.10.1988 tarihli taahhüt senedinin aslını veya onaylı suretini sunamamış ise de, akdi ilişki davalı tarafça inkar edilmediği için bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi olanaklı değildir. Davalının sahayı kullandığı ve sahanın miktarınında 393,330 m2 olduğu ihtilafsız bulunduğuna göre, mahkemece davalı tarafından 2007 yılı öncesi yıllara ait ödenen kullanım bedellerine ilişkin belge ve bilgiler taraflardan alınıp, davalının 22.3.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik kapsamında bulunup bulunmadığıda değerlendirilmek suretiyle davacının talep edebileceği bedel hususunda konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.