YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15902
KARAR NO : 2011/4879
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 13.12.1998 tarihli zilyetlik senedine istinaden tahminen 200.00.m2 yeri 100.00.TL’ ya satın aldığını ancak daha sonra 2004 yılında kadastro tarafından 2. derece arkeolojik sit alanı sınırlarında kaldığı belirtilerek 98.57.m2 olarak dava dışı … Hazinesi adına tescil edildiğini ileri sürerek, ödeme yaptığı 200.00.m2 alanın rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalıdan 13.12.1998 tarihinde tapusuz olan taşınmazı adi yazılı sözleşme ile 100.00.TL’ ya satın aldığı ve bu taşınmazın 2004 yılında 2. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalması nedeniyle dava dışı … Hazinesi adına tescil edildiği, dosya içeriği ile sabittir. BK’ nun 189. maddesinde; satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden alıcıya karşı mes’ul ve zamin olacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu hükme göre, ayıp ister subjektif bir haktan, ister objektif bir hukuk kaidesinden doğsun, satıcı, devrini kabul ve taahhüt ettiği hakkın kendi malvarlığında mevcut olduğu yönünü de zamindir. Bu nedenle, devredilen hak, herhangi bir sebepten, devri taahhüt edilen hakka uygunluk göstermiyorsa, satıcı sorumludur. Olayımızda da davalı satıcı, BK.’ nun 217. maddesi yollaması ile BK.’ nun 192. maddesi gereğince zapta 201015902-2011/4879
karşı sorumludur. Davacının, dava dışı Hazine aleyhine açtığı zilyetlik sebebine dayalı tapu iptal ve tescil davasının reddine ilişkin karar, bu davanın sonucuna etkili değildir. Mahkemece, işin esasına girilerek, tapusuz taşınmazın satışına ilişkin 13.12.1998 tarihli adi yazılı senetteki sınırlar ve satış bedeli esas alınarak, … Hazinesi adına tescil edilen kısım için ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tapu iptal ve tescil davasında verilen kararın kesinleştiği tarih itibariyle ulaştığı miktar, uzman bilirkişi veya bilirkişiler marifetiyle, taraf ve yargı denetimine uygun şekilde belirlenip, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.