YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16051
KARAR NO : 2011/7078
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, murisi … …’ın davalı şirketten daire satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak davalının inşaata başlamadığı gibi parayı da iade etmediğini, bedelin tahsili için İzmir 5.Ticaret Mahkemesinin 2002/298 sayılı davasını açtığını ve fazlasını saklı tutarak 120.000 TL talep ettiğini, dava sırasında daire değerinin 150.000 TL olarak belirlenip taleple bağlı kalınarak 120.000 TL’na hükmedildiğini, doyanın Yargıtay’da iken ek dava açarak 30.000 TL istediğini, 2002/298 sayılı dosyanın Yargıtay’da bozulduğunu ve akabinde daire değerinin 171.531,14 TL olarak belirlendiğini bu itibarla 21.531,14 TL daha alacağının bulunduğunu ileri sürerek 21.531,14 TL daha alacağının bulunduğunu ileri sürerek 21.531,14 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının sonradan açtığı ek davada fazlaya dair hakkını saklı tutmadığı için tekrar dava açamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ödenen paranın güncellenmiş değerinin 171.531,14 TL olduğunu kesinleştiği, davalının eldeki davada zamanaşımı itirazının bulunmadığı, sonradan açılan ek davada fazlaya dair haklar saklı tutulmamış olsada dava açılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından açılan İzmir 5.Ticaret Mahkemesinin 2006/288 (öncesi 2002/298) sayılı davada davacının fazlaya dair haklarını saklı tutarak 120.000 TL talep ettiği ve 3.3.2005 tarihli kararla 120.000 TL’nun tahsiline karar verilip fazlaya dair hakların saklı tutulduğu, kararın davacı tarafından temyiz edilmediği, davalı temyizi üzerine dairemizce bozulduğu ve bozmadan sonra alınan 15.9.2006 tarihli bilirkişi raporunda ödenen bedelin güncellenmiş değerinin 171.531,14 TL olarak belirlendiği ve mahkemece bozma ilamına uyularak ve talepte bağlı kalınarak 120.000 TL’nın 2010/16051-7078
tahsiline karar verildiği ve 28.9.2006 tarihli kararın davacı tarafından temyiz edilmeyerek diğer kişilerin temyizi üzerine Yargıtay denetiminden gelerek 18.4.2007 tarihinde kesinleştiği, davacı …’in 21.3.2007 tarihinde İzmir 4.Ticaret Mahkemesinin 2007/202 Esas numaralı dosyasında fazlaya dair hakkını saklı tutmaksızın 2002/298 sayılı dosyada belirlenen 150.000 TL’nı dayanak göstererek 30.000 TL’nın tahsili için dava açtığı ve davanın kabulle sonuçlanarak 30.12.2008 tarihinde kesinleştiği incelenen dosyalardan anlaşılmaktadır. Eldeki dava, İzmir 5. Ticaret Mahkemesinin 2006/288 sayılı dava dosyasında alınan 159.2006 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen miktardan, daha önceki davalar sonucu tahsile karar verilen miktarın artan kısmı olan 21.531,14 TL’nın tahsiline yöneliktir. Hemen belirtmek gerekirki İzmir 5.Ticaret Mahkemesinin dava dosyasında 120.000 TL’nın tahsiline dair ilk kararı davacı temyiz etmemiştir. İlk karara dayanak alınan bilirkişi raporunda davacının alacağı 150.000 TL olarak belirlenmiş olup, davacı kararı temyiz etmemiş olmakla 150.000 TL miktar taraflar açısından kesinleşmiştir. Bir başka deyişle bu miktar davalı açısından kazanılmış usulü hak oluşturmuştur. Bu itibarla davacı 150.000 TL dışında davalıdan bir talepte bulunamaz. Kaldı ki, davacının ödediği bedelin güncellenmiş değerinin 171.531,14 TL olduğuna dair bilirkişi raporu 15.9.2006 tarihli olup, davacı bu rapordan ve içeriğinden haberdar olmasına rağmen açtığı ek davada 30.000 TL istemiştir. Bu hususta kendisini bağlayıcı niteliktedir. Davacının daha önce açtığı davalar sonucu 120.000+30.000=150.000 TL’nın tahsiline karar verildiği içinde az yukarıda açıklanan nedenlerle eldeki davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözeterek davanın reddine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı vermiş olması usul ve yasaya ayrıkıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına bozulmasına, BOZULMASINA, peşin alınan 250,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 03.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.