YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16138
KARAR NO : 2011/7086
KARAR TARİHİ : 03.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile ihbar olunan avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğlunun 14.11.2004 tarihinde tedavi gördüğü SSK hastanesinden kendilerine sevk edildiğini, ancak davalının SSK’dan kesin sevk belgesi getiremediğini ve tedavi giderlerini karşılayacağına dair taahhütname verdiğini, ancak bir miktar ödemeyi yapan davalının bakiye kısmı ödemediğini ileri sürerek, 27.253.42 TL.nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, … yardımından yararlanma koşullarını taşıdığı için tedavi giderlerinin SSK tarafından karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 17.7.2008 tarihli kararla; tedavi giderlerinin SSK tarafından karşılanması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacı temyizi üzerine verilen hüküm bozulmuş, mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ihbar edilen SSK tarafından temyiz edilmiştir.
1-Kendisine dava ihbar olunan SSK.nun davada taraf sıfatı bulunmadığı ve bu itibarla kararı temyiz etme hakkına sahip olmaması nedeniyle ihbar olunan SSK.nun temyiz dilekçesinin reddi ile dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dairemiz bozma ilamında “davacının SSK’dan talep edebileceği tedavi giderlerini davalıdan talep edemiyeceği,
2010/16138-2011/7086
ne var ki davacının özel hastahane sahibi şirket olduğu düşünüldüğünde davalının SSK tarafından ödenmeyecek özel hastahane farkını ödemekle yükümlü olduğu, SSK tarafından davacıya ödenmeyecek fark bedelin ne kadar olduğunun araştırılarak bundan daha önce davalıca davacıya ödenen 1200 TL.nin mahsubu sonucu kalan bir miktar olması halinde bu miktarın tahsiline karar verilmesi” gerektiği belirtilmiş ve mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuştur. Mahkemenin aldığı hükme esas bilirkişi raporunda 10.496.73 TL + KDV.nin SSK’dan talep edilmesi, davacının davalıdan ücret isteyemiyeceği belirlenmiş ise de, bilirkişi tarafından düzenlenen raporun dairemiz bozmailamına uygun olmadığı ve yeterli inceleme ve araştırmayı kapsamadığı anlaşılmaktadır. Herşeyden önce davacı tarafından talep edilen miktar ile, davacının SSK’dan talep edebileceği bildirilen miktar arasındaki farkın nereden kaynaklandığına dair bir belirleme bulunmamaktadır. Öte yandan davacının davalıya verdiği … ve tedavi hizmetlerinden dolayı, … Bakanlığı ve Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen ücretler esas alınarak talep edebileceği miktarında belirlenmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, davacının … Bakanlığı ve Türk Tabipler Birliği tarafından belirlenen ücretler baz alınarak, davalıya verdiği … hizmetinden dolayı talep edebileceği miktarın belirlenmesi için uzman bilirkişiden rapor alınması, belirlenen bu miktardan daha önce davalı tarafından ödenen miktarın mahsup edilmesi, akabinde dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere, davalının davacı şirkete fark ücret ödemesi gerekip gerekmediği hususunda yine uzman bilirkişiden rapor alınarak davalının sorumlu olduğu miktar belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece değinilen buyönü gözardı ederek yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; ihbar olunan SSK.nın temyiz dilekçesi ile davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 3.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.