Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16186 E. 2011/7632 K. 10.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16186
KARAR NO : 2011/7632
KARAR TARİHİ : 10.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının işyerinde 2.6.2008 tarihinde yapılan kontrolde abone olunmaksızın kaçak kuyu suyu kullandığının tesbit edildiğini, davalının atık su, KDV ve gecikme cezası toplamı 134.534,40 TL’dan sorumlu olduğunu, ödeme yapmayan davalının icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının işyerinde atıksu üretilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-25.2.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandirilması ile Sosyal Sigortalar ve Genel … Sigortası Kununu ile Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 sayılı kanunun 1.maddesinin 9.fıkrası ile, 2560 sayılı kanun kapsamında kalan idarelerin, vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atıksu bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18.maddesi ile de borçluların bu 2010/16186-2011/7632
Kanunun yayınlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, atık su tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen su kullanımının 6111 sayılı kanun kapsamında kaldığı; davacının, tasfiye yasası niteliğinde bulunan 6111 sayılı yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davacının hükümden sonra yürürlüğü giren 6111 sayılı yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tesbiti zorunludur. Mahkemece, davacı-karşı davalının 6111 sayılı yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca uyğun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6111 sayılı yasanın dava konusu olayda uygulanıp uyğulanmayacağı yönünde araştırma ve değerlendirme yaparak hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi için kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.