YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16357
KARAR NO : 2011/5368
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı mağazada alış veriş yaparken ürünleri denediği kabinde mağaza görevlileri tarafından 3 adet ürün alarmı bulunduğu kendisine söylendiğinde, denediği ürünlerin alarmlarına bakılmasını, alarmların bu ürünlerden düşmüş olabileceğini söylediğini, görevli personelin denediği ürün alarmlarını eksiksiz olarak tespit ettiğini, kendi rızasıyla üstünün aranmasını teklif ettiğini, mağaza görevlilerinin sivil polis çağırmaları üzerine üzerinin aranmasına da izin verdiğini, polis tarafından tutanak tutularak suç bulgusuna rastlanmadığını, görevli personelin yanından hiç ayrılmamasına rağmen hırsızlık suçlamasına maruz kaldığını ileri sürerek uğradığı elem ve keder nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının beğendiği ürünleri seçerek kabine girdiğini, ürünleri denedikten sonra kabin içinde alarmlar bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, davacıyı rencide etmeden bu alarmların ne olduğunun kendisine sorulduğunu, nezaketen sorulan bu soru karşısında, davacının bağırarak hırsızlıkla itham edildiğini, üstünün aranabileceğini, polis çağrılmasını istediğini söylediğini, olayda kuvvetli şüpheler olmasına rağmen davacının hiç rencide edilmediğini, üstünün kendi rızasıyla aranması sebebiyle kişilik haklarının ihlalinin sözkonusu olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişken yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye duyduğu ağır manevi acıyı belli bir oranda gidermek, bozulan ruhi dengeyi onarmak, olanak dahilinde bu dengenin yeniden elde edilmesini sağlamak amacına yönelik olarak manevi tazminata hükmedilir. Manevi tazminatın ve kapsamının taktiri hakime ait bir hak ve görevdir. Ancak hakim bu hak ve görevini yerine getirirken Medeni Kanun’un 4.maddesi hükmünü de gözetmek suretiyle hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalarak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmek suretiyle makul bir tazminata hükmetmelidir. Mahkemece, olayın oluş şekli ve özellikle davacının sosyal ve ekonomik durumu dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyecek şekilde davacı için 5.000,00 YTL manevi tazminata karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 290.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 6.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.