Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16452 E. 2011/4753 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16452
KARAR NO : 2011/4753
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, Yenimahalle İlçesi, 61910 Ada, (…) parselde inşa edilen … A/2 Blok, (9) no’lu daireye su aboneliği verilmesi için davalıya başvuruda bulunduğunu, aboneliğin tesisi için talep edilen kanal katılım payının 139,12 TL’lik kısmını peşin ödeyip, kalan miktarının da taksitlere bağlandığını, oysa ki kanal katılım payı ve şebeke hissesinin yüklenici firma tarafından ödenip, iskan başvurusunda bulunulduğunu, kendisinden yeniden talep edilemeyeceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kanal katılım payı ve şebeke hissesi olarak talep edilen 1.690,00 TL nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, … olduğu bedelin avans faizi ile birlikte iadesine, vadesi gelmemiş olan senetlerin de iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının satın aldığı konutun bulunduğu bölgeye kanalizasyon hizmeti getirdiğini, Belediye Gelirleri Kanunu 87 ve 88.maddeleri ve ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi gereğince davacının kanal katılım payı ödemekle yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, iskan alınmadan önce aboneliğin yapılmış olması nedeniyle, davacıdan kanal katılım payı ve şebeke hissesinin tahsil edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının satın aldığı konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah 2010/16452 2011/4753
Edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi, su tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi “2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 87. Ve 88.maddeleri gereği bir programa göre yapılacak yani; içme, kullanma, endüstri suyu ve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevsii), iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve istek üzerine ASKİ Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplam yatırım giderleri tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su ve kanalizasyon tesisleri harcamalarına katılma payı alınır.
Su ve Kanalizasyon şebekelerine katılma paylarının binasız arsanın vergi değeri payına isabet eden kısmı, inşaat ruhsatının alınması aşamasında avans olarak tahsil edilir.
Bina tamamlandıktan sonra bağımsız bölümlere veya binanın tamamına tek su aboneliği verilmesi sırasında arsa değeri üzerinden alınan avans düşülerek, yapı değerinin … vergi beyanı üzerinden ayrıca %2 oranından fazla olmamak üzere katılım payı tahsil edilir” düzenlemesini getirmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesislerinin yapılmış olması, veya mevcutların iyileştirilmesinin yapılması halinde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talep edilebileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınmalıdır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür. O halde mahkemece açıklanan hususlar konusunda tarafların delilleri toplanıp, değerlendirilerek, gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 29.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.