Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1649 E. 2010/9879 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1649
KARAR NO : 2010/9879
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ : … 7. Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar; Karı-koca olduklarını, ikrazatçı olan davalıdan 6.000 TL kredi aldıklarını, sözleşmeye aylık faiz oranının % 10, temerrüt faizinin %20 olarak yazıldığını, sözleşmenin davacı … tarafından imzalandığını, diğer davacının müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, krediyi geri ödernede güçlük çektiklerini, istenen akdi faiz ve temerrüt faiz oranının hukuka aykırı olduğunu, haklarında icra takibi başlatıldığını, faiz oranlarının yasal sınırlara çekilmesi gerektiğini, bu durumda borcu fazlasıyla ödediklerini belirterek, yapılan fazla ödemenin istirdadını istemişlerdir.
Davalı; resmi ve maliye ye kayıtlı olarak ikrazatçılık işiyle uğraştığını, tüketici mahkemesinin bu tür ihtilaflarda görevsiz olduğunu, davalı ile sözleşme yapıldığını, diğer davalının kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, sözleşmenin tarafların özgür iradesi ile imzalandığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanını kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet
2010/1649-9879
piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahilolmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilşkin bir hukuki islemin olması gerekir.
Somut olay değerlendirildiğinde, Davalı 545 sayılı KHK ile değişik 90 sayılı ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında İkrazatçılık faaliyeti ile Uğraşmakta olup, davacı ile davalı arasındaki ilişkide bu kapsamda taraflar arasında imzalan Karz Akti(Ödünç verme)’ne dayanmaktadır. TKHK ‘nun 3.maddesinin k. bendinde “Kredi veren’in” tanımı yapılmış olup, Gerek öğretide gerekse Yerleşmiş Yargısal içtihatlarda İkrazatçılık faaliyetinin TKHK kapsamında Kredi veren olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, dava konusu, Tüketici Mahkemelerinin görevalanına girmemekte olup, davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekmekte iken, işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASıNA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.