Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16649 E. 2011/3441 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16649
KARAR NO : 2011/3441
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı; Davalılar ile 12.01.2009 tarihinde bir anlaşma yaptıklarını, buna göre; … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/7929 sayılı dosyası için 15.000,00 peşin geriye kalan 8.000,00 TL için ise (lehtarı …, keşidecisi …, kefili …’ın olduğu) 10.02.2209 tarihli bono verileceğini, bono verilmesi karşılığında da icra dosyasındaki araçlar üzerindeki hacizlerin kaldırılacağını ve takipten vazgeçileceğini, davalıların bonoyu vermediklerini ve borcu ödemediklerini, bunun üzerine davalılar hakkında icra takibine geçildiğini, ancak haksız olarak itiraz edildiğini belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile %50 nispetinde icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; … 3.İcra Müdürlüğü’nün 2008/7929 sayılı dosyasında 11.11.2007 vade tarihli 20.000 TL bedelli senedin tahsili için aleyhlerinde takip yapılınca, alacaklı olan davacı ile 3.İcra Müdürlüğü’nün belirtilen dosyası üzerinden anlaştıklarını ve 12.01.2009 tarihli protokol düzenlediklerini, anlaşmaya istinaden 15.000,00 TL nakdin ödendiğini, 10.02.2009 vade tarihli 8.000,00 TL senedin verildiğini, bu nedenle davacı alacaklının takipten feragat ettiğini, belirterek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalılarca bononun verildiğine ilişkin bono belgesinin dosyaya davalı tarafça ibraz edilmediği, böylece davalıların savunmalarını ispatlamadıkları gerekçesiyle “Davanın kabulüne, davalıların … 8.İcra Müdürlüğü’nün 2009/3702 sayılı dosyasına yaptığı 2010/16649 2011/3441
Itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatı 3.238,00 TL’nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalılarca yapılan protokol uyarınca, kendisine 15.000,00 TL peşin, bakiye kısım için ise 8.000,00 TL bedelli bono verileceğinin belirtildiği halde, protokol gereğinin yereni getirilmediğini belirtmiş, davalılar ise protokol gereğinin yerine getirildiğini bu nedenle de davacının protokole konu icra dosyasındaki alacağından feragat ettiğini belirterek, bononun verilmediğini ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu belirtmişlerdir.
Somut olayda uyuşmazlık protokolde belirtilen bononun verilip verilmediği ve bu hususu ispat yükümlülüğünün hangi tarafta olduğu noktasında toplanmaktadır. O halde öncelikle taraflar arasındaki protokol metninin irdelenerek yorumlanmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Taraflar arasında tanzim edilen 12.01.2009 tarihli protokol içeriğine göre; … 8.İcra Md.’ne ait 2009/3702 sayılı takip dosyasına istinaden, 15.000 TL peşin verileceği, 8000 TL için ise lehdarı davacı, borçlusu Yunus ve Kefili ise Mesut’un olduğu, 8000 TL bedelli 10.02.2009 tarihli bononun verileceği, karşılığında ise … 8.İcra Md.’ne ait 2009/3702 sayılı takip dosyasının kapatılarak, hacizlerin kaldırılacağı, tarafların bu şekilde karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettiklerinin belirtildiği, akabinde davacının, 13.01.2009 tarihli talebi ile anılan takip dosyasında takipten feragat ettiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere BK. nun 18. maddesinde tarafların gerçek iradesini ortaya çıkaracak “amaca uygun yorum kuralını” getirmiştir. Anılan madde metni ışığında İncelenen protokol metni dikkate alındığında, tarafların protokolü şarta bağlı olarak tanzim ettikleri, davalıların belirlenen para miktarını ödemeleri ve davaya konu bonoyu tanzim ederek vermeleri karşılığında davacının da yaptığı takipten vazgeçeceğini belirterek, böylece tarafların aralarındaki borç ilişkisini yenileyecekleri hususunda karara vardıkları anlaşılmaktadır.
Davacının, protokol tarihinden 1 gün sonra 13.01.2009 tarihli talebi ile anılan takip dosyasında takipten feragat ettiği anlaşılmış olup, hal böyle olunca; davalıların da protokol gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiklerinin kabulü gerekmektedir. Davacının yargılama esnasında senedi ibraz etmediği de anlaşılmış olmasına göre; bono’nun davacıya teslim edildiğinin kabulü ile belirtilen ilkeler ışığında hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2010/16649 2011/3441
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalılar yararına bozulmasına, 2.bentte gösterilen neden ile davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalılara iadesine, 7.2.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle 8.000 TL’lik bononun düzenlenerek davacıya verildiğinin davalılar tarafından kanıtlanamadığına ve bono bedelininde davacı yanca tahsil edildiğinin ileri sürülmediğine göre yerel mahkemelerin onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki düşüncesine katılamıyorum.