YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16674
KARAR NO : 2011/12717
KARAR TARİHİ : 16.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 02.06.2005 tarihinde satın aldığı aracın kaçak olarak yurda sokulduğundan bahisle 08.07.2008 tarihinde zaptedildiğini ileri sürerek, araç bedeli olarak ödenen 124.575.00 TL’nin ve araç kiralama bedeli olarak da 3000,00 TL’nin faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın başka firma tarafından ithal edildiğini, kusursuz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK’nun 207. maddesi gereğince ayıba karşı tekeffül için belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, dava, davalı tarafından davacıya satılan aracın bilahare yurda kaçak sokulduğu iddiası ile zaptedilmesi nedeni ile tazminat istemine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, HUMK’nun 74,75,76. maddeleri gereğince hakim, bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve neticei taleplerle bağlı olup, dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı değildir. Hukuki tavsif ve uygulanacak kanun maddeleri mahkemece re’sen gözetilir. 2010/16674 2011/12717
Somut olayda dava konusu araç usulüne uygun millileş- tirilmediği için zaptedildiğine göre, davalının sorumluluğu BK’nun 189. maddesinde sözü edilen zapta karşı teminat borcundan doğmaktadır. Yine BK’nun 194. maddesi gereğince de, satıcı varlığını bilmese bile usulsüz yurda sokulan araca el konulması nedeniyle davacıya karşı sorumludur. Zapta karşı tekeffül borcunda ise zamanaşımı süresi on yıldır. Böyle olunca mahkemece, 07.07.2009 tarihinde açılan bu davanın süresinde olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi ve hasıl olacak sonucu uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.