Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16702 E. 2011/4571 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16702
KARAR NO : 2011/4571
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı,davalıdan satın aldığı koltuk takımının ayıplı çıktığını, ayıbın düzeltilmesi talebinin yerine getirilmediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddine karar vrilmesini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm,taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu
2010/16702 2011/4571
tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte yada bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması bozma nedenidir. Ne var ki yukarıda ikinci ve üçüncü bentlerde belirtilen yanlışlıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan “Alacak yargılamayı gerektiren bir uyuşmazlığa dayanması nedeniyle istenen icra inkar tazminatı isteminin reddine” cümlelerinin karardan çıkarılarak yerine “Asıl alacak miktarının %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 245.00 Tl kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.