YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16753
KARAR NO : 2011/2940
KARAR TARİHİ : 01.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediyeye ait çay bahçesini yap işlet devret modeli ile kiraladığını, davalı ile 1.11.1994 tarihli protokolün imzalanıp, 10.2.1995 tarihinde de kira sözleşmesi yapıldığını, söz konusu yerde tesis inşa ederek kefeterya işletmeciliği yaptığını, aynı yeri 20.10.1998 tarihinde 10 yıl süre ile yeniden kiraladığını, ne var ki kiralananın, denizden doldurma suretiyle kazanılan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle dava dışı Hazine tarafından açılan men’i müdahale ve kal davası sonunda davanın kabul edilerek kesinleştiğini, tahakkuk ettirilen toplam 24.163,00 TL ecrimisil bedelini Hazineye ödemek zorunda kaldığını, davalının Hazineye ait yeri kiraya vermek suretiyle sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, … olduğu 24.163,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı usulüne uygun olarak davacıya kiraya verdiklerini, talebin yasal olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının, aldığı kira bedellerini geçmemek üzere davacının ödediği ecrimisil bedelinden sorumlu olduğu belirtilerek, dava tarihinden önceki 10 yıllık dönem için sözleşme gereğince ödenmesi gereken kira bedeli hesaplanmak suretiyle, davacının toplam 4.303,03 TL kira bedelinin iadesini talep edebileceği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, 4.303,03 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek 2010/16753-2011/2940
Yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı Belediyeye ait çay bahçesinin, 18.10.1994 tarihli Encümen kararı ile yap ilet devret modeli ile davacıya kiraya verildiği, sözleşmenin belli aralıklarla yenilenmesinden sonra taraflar arasında son olarak 10 yıl süreli 20.10.1998 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile aylık 40.000.000 TL olan kira bedelinin, her yıl Belediye Encümenince günün rayicine göre yeniden belirleneceğinin kararlaştırıldığı, … bu kira sözleşmesi yürürlükte iken dava dışı Hazine tarafından 26.5.1999 tarihinde davacıya karşı açılan men’i müdahale ve kal davasının 21.6.2005 tarihli kararla kabul edilerek 24.3.2006 tarihinde kesinleştiği, davacının tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerini 10.4.2001, 14.5.2002, 28.9.2003 ve 26.3.2007 tarihlerinde olmak üzere toplam 24.163,00 TL üzerinden ödediği, … olduğu bu miktarın davalıdan tahsili için de eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, bir taşınmazın kiraya verilebilmesi için kiralayanın malik olması zorunluluğu bulunmadığından, taraflar arasındaki kira sözleşmesi geçerli olup, BK. 249. maddesi gereğince davalı kiralayan, kiralananı kullanma amacına uygun olarak davacı kiracıya teslim etmek ve kira süresi boyunca da bu halde bulundurmakla mükelleftir. Yine aynı yasanın 253. maddesi gereğince kiralayan, kiralananın ücüncü bir şahıs tarafından kira sözleşmesinin yapılmasından once mevcut olan ayni bir hak dolayısıyla tamamen veya kısmen zaptedilmesi durumunda kiracıya karşı sorumlu olduğundan, somut olayda da davalı Belediye, davacının dava dışı Hazineye ödemek zorunda kaldığı ecrimisil bedellerinden sorumludur. Ne var ki davalının be nedenle sorumluluğu, aldığı kira bedelleri ile sınırlıdır. Başka bir ifade ile davalı, davacının ödediği ecrimisil bedelinden, aldığı kira bedellerini geçmemek üzere sorumludur. Ecrimisil bedellerinin ödenme tarihleri ve hazine tarafından açılan davanın kesinleşme tarihi gözetildiğinde, davada zamanaşımı söz konusu değildir. Bu itibarla mahkemece davalının davacıya karşı sorumluluğu belirlenirken, önceki dönemlere ilişkin kira bedellerinin zamanaşımına uğradığından bahisle, sadece dava tarihinden önceki 10 yıllık dönem için hesap yapılmış olması isabetli değildir. Öte yandan davacı tarafından ödenen kira bedelleri konusunda da yeterli 2010/16753-2011/2940
inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Ödenen gerçek kira bedelleri üzerinden değil, bizzat mahkemece sözleşmeye göre ödenmesi gereken kira bedelleri üzerinden hesap yapılmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Gerçekten de, taraflar arasında en son imzalanan 10 yıl süreli 20.10.1998 tarihli kira sözleşmesinde aylık 40.000.000 TL olan kira bedelinin, her yıl Belediye Encümenince günün rayicine göre yeniden belirleneceği kararlaştırılmış olup, davacının ödenen kira bedellerinin Belediyeden sorulması konusundaki istemine rağmen, ödenen gerçek kira bedelleri araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece davacı tarafından davalı Belediyeye ödenen gerçek kira bedelleri araştırılıp sonucuna göre, ödenen kira bedellerinin, dava konusu talep edilen ecrimisil bedelinden az olması halinde, ödenen kira bedelleri ile sınırlı olarak, tersi durumda (ödenen kira bedellerinin ecrimisil bedelinden fazla olması halinde) ise, dava konusu edilen tüm ecrimisil miktarı üzerinden davalının sorumlu tutulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : 1. bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 58,10 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 174,26 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 01.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.