YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16791
KARAR NO : 2011/8315
KARAR TARİHİ : 31.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, uluslararası piyasada tekne kiralanması, satılması ve işletilmesi hususlarında faaliyet gösterdiklerini, bu kapsamda davalı …’yı da kaptanlık mesleğini icra etmesi için istihdam ettiklerini, zamanla aralarında işçi-işveren ilişkisini aşacak şekilde yakın dostluk başladığını, davalı ile tersane kurarak tekne üretimi işine girdiklerini ve maddi desteğin kendilerince verildiğini, ancak bunun yanında hem davalı …’ya hem de diğer davalı … Yat … Ltd.Şti’ne karz hukuki ilişkisi kapsamında para havalesi yaptıklarını, davalılara davacı … tarafından toplam 541.320,42.-Euro, diğer davacı … tarafından 462.632,43.-Euro ödeme yapıldığını, ne var ki davalıların ödünç olarak aldıkları bedelleri ödemedikleri gibi kendi maddi destekleri ile kurulan tersanede üretilen … 1 isimli teknenin satışından elde edilen gelirin de davalı tarafından alındığını, hisselerine düşen bedelin ödenmediğini ileri sürerek karz akdinden kaynaklanan 1.003.952,85 euro ana para ile yıllık % 4 üzerinden faiz borcunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000 euro’nun (TL) karşılığı olan 9.325 TL’nin tahsiline, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan 360.000.-Euro ana para ve faizinin tespiti ile şimdilik 5.000 euro alacağın (TL) karşılığı olan 9.325. TL’nin tahsiline karar verilmesini istemişler, bilahare davacılardan … davasından feragat etmiştir.
Davalılar, borç para verildiği hususunu kabul etmediklerini, kaldı ki belirtilen miktarda para akışının hiçbir zaman olmadığını, davacılar ile hizmet sözleşmesi, … sözleşmesi, vekalet sözleşmesi vs. şeklinde 1996-2005 yılları arasında cereyan eden ilişkiler bulunduğunu, havale ile gönderilen bedellerin davalı …’in davacıların sahibi bulundukları teknelerin kaptanlığını yürüttüğü dönemde bu teknelerin bakım, onarım vs. giderlerinin karşılanması için gönderilen ödemeler ile diğer teknelerin imalatına ilişkin ödemeler olduğunu, ayrıca Bellatrix 1 isimli teknenin satışından elde edilen gelirin de davalılara ödendiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
2010/16791-2011/8315
Mahkemece, davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı … aleyhine karz akdine dayalı davanın subut bulmadığından reddine, adi ortaklığa ilişkin davanın kabulü ile 4.462,05 TL’nin davalı …’den tahsiline, davacılardan … tarafından davalılar aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı …, eldeki davada davalıya banka havalesi ile ödünç para gönderdiğini iddia etmiş, davalı ise gönderilen paraların teknelerin bakım, onarım vs giderleri ve kendi kaptanlık ücretine dair olduğunu savunmak suretiyle gerekçeli inkârda bulunmuştur. Nitekim, banka havale makbuzunda paranın ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt da yoktur. Hemen belirtmek gerekir ki, havale bir ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Mahkemenin de kabulü bu yönde olup karz hukuki ilişkisinin varlığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle bu kısma yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Davacı, karz ilişkisinin varlığını ispat açısından davalı … tarafından yazıldığı ikrar olunmuş e-posta iletilerine ve ıslak imzalı bir mektuba dayanmıştır. Bu belgeler davacının alacağının tam olarak sübutuna kâfi olmamakla birlikte HUMK.nun 292. maddesinde öngörülen nitelikte yazılı delil başlangıcı sayılır. Bu halde davacı iddiasını ispat etme açısından tanık deliline de dayanabilir. Öyle olunca Mahkemece tarafların tanık dâhil gösterecekleri tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu belgeler üzerinde inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.