Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16923 E. 2011/6318 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16923
KARAR NO : 2011/6318
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya 09.07.2009 tarihinde banka havalesi ile 17.000,00 TL gönderdiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile herhangi bir ticari veya borç ilişkisinin olmadığını, davacının nakit sıkıntısı içinde olduğu dönemde kendisinden 35.000 TL bedelli çek talep ettiğini,davacıya bu çekin teminat olarak verildiğini,çekin tahsili sözkonusu olunca o tarihte hesabında 18.000 TL var iken miktarın tamamlanması için davacının 17.000 TL yi hesabına gönderdiğini,davacının borç verdiğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 17000,00 TL miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı da, davacıya teminat amacıyla çek verdiğini, çek miktarının tamamlanması için bu paranın hesabına gönderildiğini, davacı ile hiç bir ticari veya borç ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen
2010/16923-2011/6318
şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı savunmasında borcu kabul etmemiş gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan banka dekontunda, paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek davalıya yaptırılan yeminin hukuki sonuç doğurmayacağı düşünülmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 253.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.