Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/16924 E. 2011/6612 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16924
KARAR NO : 2011/6612
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalıya borç para vermek için bankadan kredi çektiğini, çektiği krediyi de havale yoluyla davalıya virman ettirdiğini, davalının borç olarak verilen bedeli iade etmediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ile %10 inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya hiçbir borcunun olmadığını, davacının 2007 yılının başlarında yanında ayakkabı mağazasında çalışmaya başladığını, davacının banka emeklisi olmasından dolayı mağazanın parasal ve bankayla olan işlerine ve bunun yanında müşteriyle olan alacak verecek işlerine baktığını, mağazanın geliri ve giderinin davacının üzerinde bulunduğundan mağazanın paralarını kendi hesabına yatırmakta olduğunu, gönderilen paranın da ödünç olmadığını, aksine daha önceden davacıya verilmiş olan paranın iadesi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davada davalıya banka havalesi ile ödünç para gönderdiğini iddia etmiş, davalı ise davacının var olan borcunu ödediğini savunmak suretiyle gerekçeli inkârda bulunmuştur. Banka havale makbuzunda paranın ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt da yoktur. Hemen belirtmek gerekir ki, havale bir ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı, karz ilişkisini inkâr ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Davacı ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. Miktar itibariyle olayda tanık da dinlenilemez. Ne var ki, delil listesinde açıkça yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davacıya, davalı yana yemin teklif etme … olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.