YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16978
KARAR NO : 2011/6390
KARAR TARİHİ : 21.04.2011
… vekili avukat …ile 1…İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. 2-… vekili avukat …… aralarındaki dava hakkında Erdemli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.11.2003 gün ve 503-883 sayılı hükmün Dairemizin 28.6.2010 tarih ve 2010/6359-9590 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalı iki adet daire satın aldığını, ödenecek bedel konusunda 29.2.2000 tarihili sözleşme yaptıklarını, borç miktarının 59.000 DM. Olarak belirlendiğini ancak şubat 2001 tarihinde meydana gelen ekonomik kriz dolayısıyla dövizdeki fahiş artış nedeni ile döviz bedelinin uyarlanarak 20.332 DM. Olarak borcun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün Dairemizce bozulması üzerine davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (ahde vefa – pacta sund servenda) ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Karşılıklı borç doğuran akitlerde, taraflardan biri için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan ortaya çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile, borçlu (denge aleyhine bozulan taraf) sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir.
Gerçekte sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke, özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır.
Sözleme yapıldığı andaki karşılıklı edimler arasında var olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede, büyük ölçüde bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hasıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak ve adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet (MK.nun 2010/16978-2011/6390
2.4 mad.) kaidesine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık (Clausula Rebus Sic Stantibus – Beklenemeyen hal şartı – sözleşmenin değişen şartlara uydurulması) ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.
Ülkemizde yıllardır süren enflasyon eşya fiyatlarındaki beklenenin üzerindeki artışlar, Türk parasının yabancı paralara karşı sürekli değer kaybetmesi toplumun yaşamını ağırlaştırmakta ve huzursuzluk kaynağı olmaktadır. Devalüvasyon ve ekonomik krizlerin bir anda oluşmadığı, belli ekonomik dar boğazlardan sonra meydana geldiği de bilinen bir gerçektir. Davacı bu sözleşmeyi kurarken döviz ile ödeme yapılmasını kabul etmekle uyarlama şartının sözleşme içerisinde olduğunu kabul etmiş sayılmaktadır. Yabancı para karşısında sürekli değer kaybeden Türk Parası yerine döviz ile sözleşme yapan davacının alabileceği tedbirlerle önleyebileceği bir imkansızlığa dayanması da kabul edilemez. Döviz ile sözleşme yapıldığına göre dövizin artışı gibi dövizin durağanlığı halinin de öngörüldüğünün kabul edilmesi ve davacının bunu tahmin etmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce sehven sözleşme tarihinin 29.2.2002 tarihi olduğu kabul edilerek ekonomik krizden sonra yapılan sözleşme nedeni ile uyarlama talep edilemeyeceği gerekçesi ile kararın bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının bu konudaki karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 28.6.2010 tarihli, 2010/6359 E. 2010/9590 K. sayılı “bozma” ilamının gerekçesinin değiştirilerek hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalı karşı davacının diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.70 TL. kalan harcın karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.