YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17135
KARAR NO : 2011/3402
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, daha önce davalılar hakkında açtıkları davada faiz talep etmediklerini ileri sürerek, 26.318 YTL faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK’nun 104/son maddesi gereğince faize faiz yürütülemeyeceğine göre, mahkemece hükmedilen faiz alacağına faiz yürütülmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
3-Daha önce davacılar tarafından açılan Silivri Asliye hukuk Mahkemesinin 2006/123 Esas sayılı dosyasında, önce dava dilekçesi ile 10.000 YTL’nin tahsili istenmiş, daha sonra dava ıslah edilerek dava değeri 139.807.695 TL’ye yükseltilmiştir. O davada ıslah da nazara alınarak, 139.777,74 YTL için davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 2010/17135 2011/3402
10.000 YTL için ve ıslah edilen 129.807,69 YTL için ayrı ayrı faiz hesabı yapılmıştır. Oysa 2006/123 Esas sayılı dosyada ıslah edilerek artırılan miktar 129.807,69 YTL olduğu halde, bunun 129.777,74 YTL’si mahkemece kabul edilmiştir. Şu halde 129.777,74 YTL üzerinden faiz hesabı yapılması gerekirken, 129.807,69 YTL üzerinden hesap yapılması da bozma nedenidir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.80 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 7.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalılara karşı Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/123 esas sayılı dava dosyası ile toplam 139.774,74 YTL alacak davası açtığını, davayı kazandığını, ancak anılan dava dosyasında faiz isteminde bulunmadığını ileri sürerek 26.318 YTL işlemiş faiz alacağını tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, taraflar arasında görülen ilk davada davacının verdiği ıslah dilekçesinde faiz isteminde bulunduğu, artık bu davada yeniden faiz isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılara karşı Silivri Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/123 esas sayılı dava dosyasında fazlaya 2010/17135 2011/3402
ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000 YTL’nın tahsilini istemiş; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamıştır. Ancak anılan mahkemeye daha sonradan verdiği ıslah dilekçesinde gerek dava dilekçesinde talep ettiği 10.000 YTL yönünden ve gerekse sonradan bilirkişilerin belirlediği 129.807,74 YTL alacak yönünden davasını ıslah etmek suretiyle toplam 139.807,69 YTL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkemece de gerek dava dilekçesinde gösterilen miktar yönünden ve gerekse ıslah edilen bedel yönünden davacının davası kabul edilmiş olmasına rağmen faiz konusunda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmemiş davacının anılan dosyayı faiz yönünden temyiz etmemesi üzerinede hüküm bu haliyle kesinleşmiştir. Mahkemenin davacının faiz talebi yönünden hüküm kurmamış olması, bu yöndeki talebini reddettiği anlamındadır. Şayet davacı hükmü bu yönüyle temyiz etmiş olsaydı Yargıtayca bu talebi ilk açılan dava dosyasında değerlendirilecek, gerekirse mahkeme hükmü bu yönüyle bozulacak yada düzeltilerek onanacaktı. O dosyada davacı bu hakkını kullanmadığına ve mahkeme kararı bu hali ile kesinleştiğine göre kesinleşen bu hüküm karşısında davacının yeni bir dava açarak yeniden faiz isteminde bulunamayacağı, o nedenle davanın tümden reddi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.