Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17193 E. 2011/8914 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17193
KARAR NO : 2011/8914
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi aleyhine belgeye dayalı olarak icra takibi yaptığını, oysaki davalıya herhangi bir belge vermediği gibi, borç para da almadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbiti ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, imzanın davacıya ait olup olmadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle, davacının borçlu olmadığının tesbitine, takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kısa kararda, davacının borçlu olmadığının tesbiti ile takibin iptaline karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, takibe dayanak belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığının anlaşılamadığı benimsenmiş ve ancak hüküm kısmında davacının borçlu olmadığının tesbitine, takibin devamına karar verilmiştir.
Gerekçeli kararda, imzanın davacıya ait olup olmadığının tesbit edilmediği kabul edilerek davanın kabulüne dair gerekçe oluşturulmuş ve hüküm kısmında ise bir yandan gerekçeye uygun şekilde davacının borçlu olmadığının tesbitine karar verilirken, bir yandan da icra takibinin devamına demek suretiyle hem gerekçeye ve hem de hükmün diğer kısmına aykırı bir şekilde ve çelişki oluşturacak tarzda hüküm kurulmuştur. Öte yandan gerekçeli karardaki hüküm bölümü bu haliyle kısa kararla da çelişki yaratacak tarzdadır. Oysa ki, kısa kararla gerekçeli kararın ve gerekçe ile hüküm kısmının birbiriyle uyumlu olması yasal zorunluluktur. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.