YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17224
KARAR NO : 2011/11148
KARAR TARİHİ : 06.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile 1997’de evlendiklerini, dava konusu daireyi 800.000.000 TL (eski TL) peşin, kalan kısmını 4 yıl ödemeli satış sözleşmesi ile satın aldıklarını, işlemler sırasında tapuyu ½ hisseli olarak alacaklarını kararlaştırdıkları için satış sözleşmesinin davalı adına yapılmasında sakınca görmediğini, davalının dava konusu daireye yerleştikten sonra, taksitlerin bitimine yakın kendisine boşanma davası açtığını ileri sürerek dava değerini 25.000,00 TL göstermek suretiyle dava konusu dairenin dava tarihindeki reel değerinin tespit edilerek, dairenin ½ hissesinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, birleştirilen dava dosyasında dava değerini 15.000,00 TL göstermek suretiyle dava konusu dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ½ sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı ile hiçbir zaman bir ev satın alma kararlarının olmadığını, evin tüm ödemelerini tek başına yaptığını, davacının ödemelerde katkısının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın ve birleştirilmesine karar verilen davanın kısmen kabulü ile 45.100,00 TL nin davalıdan alınarak, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dava konusu dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ½ sinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, Dairemizin 06.03.2007 tarih ve 2006/15260 E, 2007/2954 K sayılı bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu dairenin dava tarihi itibariyle değeri 50.000,00 TL, keşif tarihi itibariyle değeri 110.000,00 TL olarak hesaplanmıştır. Ancak mahkemece taşınmazın keşif tarihi itibariyle hesaplanan değerini esas alarak, davacının katkı payı oranı olan % 41’i keşif tarihindeki değere oranlayarak hüküm kurulmuştur. HUMK 74. md gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Hal böyle olunca, mahkemece taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Öte yandan; davacı asıl dava dilekçesi ve birleştirilen dava dilekçesi ile toplam 40.000,00 TL için talepte bulunmuş olmasına rağmen, talep aşılarak mahkemece 45.100,00 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. HUMK 74. md gereğince, hakim her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Hal böyle olunca, mahkemece talep aşılarak yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 670.00 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 6.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.