Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17348 E. 2011/6353 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17348
KARAR NO : 2011/6353
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalılar arasında yapılan taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden yapılan binadaki 10 nolu bağımsız bölümü davalı şirketten satın aldığını ve 12.02.2008 tarihinde de bu bağımsız bölümün tapusunu davalı arsa sahibi …’ dan devraldığını ancak eksik imalatlar bulunduğuun 26.12.2008 tarihinde yapılan tespitte belirlendiğini ve bunların giderilmesi için 10.02.2009 tarihinde ihtar çektiğini ileri sürerek eksikliklerin giderilmesi için 2.680.96.TL ve yoksun kalınan kazanç kaybı için 4.500.00.TL olmak üzere toplam 7.180.96.TL’ nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi herhangi bir savunmada da bulunmamıştır.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 2.066.08.TL’ nın davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz 2010/17348 2011/6353
malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı müteahhidin davalı arsa sahibi ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden payına düşen dairenin davacı alıcıya satımına ilişkin olup, tüketici davacı ile satıcı davalı şirket arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararıyla davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.