YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17458
KARAR NO : 2011/5332
KARAR TARİHİ : 06.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 13 parselde kayıtlı bulunan apartmanda 6 nolu daireyi davalılardan 11.05.2000 tarihinde 12.000,00 TL’ye satın aldığını, tapuda 20/254 hissenin davalı …, tarafından devredildiğini,ancak binanın müteahhidi … ile arsa sahibi arasındaki ihtilaf nedeniyle inşaat sözleşmesinin feshi ile tapu iptal ve tescil davası sonucu tapunun iptal edildiği, davalılar tarafından hiçbir kusuru olmaksızın zarara uğratıldığını, dairenin dava tarihi itibariyle rayiç bedelinin 140.000,00 TL olduğunu ileri sürerek dava tarihi itibariyle dairenin rayiç bedeli üzerinden zararının tespiti ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dayanılarak davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki 2010/17458-2011/5329
faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10. maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Öyle ise mahkemece işin esası incelenmeli ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Nitelendirmede hataya düşülerek görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 06.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.