Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17715 E. 2011/7181 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17715
KARAR NO : 2011/7181
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki hakem kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, dava dışı Kasım Taşatan ile 11.08.1998 tarihinde kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladıklarını, davalının da bu sözleşmeyi müşterek borçlu, müteselsil kefil ve garantör olarak imzaladığını, borçlu aleyhine 2006 yılında takip yaptıklarını ve semeresiz kalması üzerine davalı kefil ile diğer müşterek borçlu -müteselsil kefil Tahir Taşatan aleyhine 20.06.2007 tarihinde 6.241.43.TL ana para olmak üzere toplam 14.421.14.TL’ nın 3 gün içinde ödenmesi yönünde ihtarname gönderdiklerini bunun üzerine davalının tüketici hakem heyetine başvurduğunu ve tüketici hakem heyetinin 31.08.2007 tarihli kararı ile davalı tüketicinin borçtan sorumlu olmadıoğına karar verildiğini belirterek tüketici hakem heyeti kararının iptali ile 20.06.2007 tarihli ihtarnameye konu borcun davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “11.08.1998 tarihinde imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefil olunacak tutarın açıkça belirlenmesi gerekirken bu rakamın sonradan 16.000.00.TL olarak doldurulduğu, o tarihte kredi kartına bu limitin verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sonuç itibariyle tüketici hakem heyeti kararının doğru olduğu” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme, 29.01.2009 tarihli ek karar ile kararın kesin nitelikte olması nedeniyle davacının temyiz talebinin reddine karar vermiş olup, davacı bu kararı da süresinde temyiz etmiştir. Davacının, davaya konu yaptığı kredi kartı borcu nedeniyle kefil olan davalıdan 6.241.43.TL ana para olmak üzere toplam 14.421.14.TL’ nın ödenmesini talep ettiği buna göre uyuşmazlığın karar tarihi itibariyle miktar yönünden kesinlik sınırının üzerinde olması ve verilen red kararının da kesin olarak verilebilecek kararlardan olmaması nedenleriyle Mahkemece verilen temyiz talebinin reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
2-Davacının temyiz istemi yönünden, yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz talebinin reddi kararının kaldırılmasına, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.80 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 4.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.