Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17779 E. 2011/7235 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17779
KARAR NO : 2011/7235
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 28.3.2006 ve 6.4.2006 tarihli sözleşmeler ile davalıdan kaba inşaat halinde iki adet daire satın aldığını,bedelini ödeyerek tapu devirlerini de üzerine aldığını,davalının sözleşmenin 3.maddesine göre en geç 30.7.2006 tarihinde oturulacak halde daireleri teslim etmesi gerekirken 17 ay sonra 30.1.2008 tarihinde eksik olarak teslim ettiğini, sözleşmenin 3-F maddesi gereğince her ay için 600TL olmak üzere iki daire nedeniyle toplam 20.400TL ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 20.400TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmemesi nedeniyle geçersiz olduğunu,geçerli kabul edilse dahi sözleşmede öngörülen cezanın BK.nun 158.maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğinde olup bu cezanın istenebilmesi için teslim sırasında veya öncesinde cezanın talep edilme hakkının saklı tutulması gerektiğini,davalının böyle bir hakkını saklı tutmadığını,inşaatta kullanılan vincin arızalanması sebebiyle inşaatı zamanında bitiremediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki hükmün ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu,BK.nun 158/2.maddesi gereğince ihtirazi kayıt dermeyan edilmeden bunun istenemeyeceği,bu hususun ispatlanamadığı,tapuda teslim yapıldıktan sonra fiili teslim tarihine kadar davacının davalıya ihtar çekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan iki adet daire satın aldığını, sözleşmede öngörülen sürede dairelerin teslim edilmediğini ileri sürerek yine sözleşmede düzenlenen hüküm gereğince her
2010/17779-2011/7235
ay için 600TL olmak üzere toplam 20.400TL’nin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, sözleşmedeki hükmün ifaya ekli ceza niteliğinde olduğu,BK.nun 158/2.maddesi gereğince ihtirazi kayıt dermeyan edilmeden bunun istenemeyeceği,bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iki adet harici sözleşme ile davalıdan iki adet daire satın aldığı, sözleşmelerde teslim tarihinin 30.7.2006 olarak kararlaştırıldığı, tapu devirlerinin 28.3.2006 ve 6.4.2006 tarihlerinde yapıldığı, dairelerin Ocak 2008 tarihinde davacıya fiilen teslim edildiği hususları dosya kapsamından anlaşıldığı gibi bu hususlar yanlar arasında da çekişmesizdir. Taraflar arasında düzenlenen harici satış sözleşmelerinin davaya konu 3-F maddesinde “…konutun taahhüt edilen tarihte teslim edilmemesi halinde,hak sahibi şirketten aylık 600TL gecikme cezası talep etme hakkına sahiptir. Gecikme bedelinin tahakkuku için alıcının bu sözleşmeye göre yerine getirmesi gereken bütün edimleri zamanında yerine getirmesi şarttır.” hükmü düzenlenmiştir.Öte yandan BK.nun 158.maddesinde “Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir.Akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir. Meğer ki alacaklı bu hakkından sarahaten feragat etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun.”hükmü bulunmaktadır.Sözleşmelerin davaya konu anılan hükmü amaçsal olarak yorumlandığında yasa kapsamında ifaya ekli ceza niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.Davacının talebinin BK.nun 106.maddesi kapsamında müspet zarar niteliğindeki kira tazminatı olarak kabulü gerekir.Öyle olunca mahkemece sözleşmenin 3-F maddesinde belirlenen aylık 600TL’nin gerektiğinde keşfen bilirkişi raporu da alınmak suretiyle emsal kira bedellerine göre değerlendirilerek oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 5,5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.