Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18116 E. 2011/6295 K. 20.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18116
KARAR NO : 2011/6295
KARAR TARİHİ : 20.04.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten 19.07.2008 tarihli taksitli taşınmaz satış sözleşmesi ile 24 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, sözleşme bedeli olarak belirlenen miktar karşılığı 62 adet senet imzalayarak davalıya verdiğini, toplam 39.450.00 TL ödeme yaptığını, inşaatın başlamadığını öğrendiğini, yapılan incelemeler sonucunda bundan sonraki aşamada inşaatın tamamlanmasının mümkün olmadığının açıkça belli olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine ve davalıya verilen senetlerin iptaline, ödenen 39.450,00 TL nin iadesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin 5.2 maddesinde cezai şartın kararlaştırıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 22.218.00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, taraflar arasındaki 19.07.2008 tarihli taksitli taşınmaz satış sözleşmesinin feshi ile ödediği 39.450,00 TL ile senetlerin iptalini istemiştir. Davalı, feshin haklı nedene dayanmadığını ve sözleşmenin 5.2 maddesinde kararlaştırılan % 10 cezai şartın davacıdan tahsil edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece de bu talebin aynen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki BK. 161/son maddesi hükmüne göre hakim resen cezai şartın fahiş olup olmadığını inceleyip fahiş gördüğü cezaları tenkis ile mükelleftir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı üzerinde durulmamış ve kararda tartışılmamıştır. Bu nedenle mahkemece cezai şartın fahiş olup olmadığı mahkemece anılan madde gözetilerek ve değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıdaki bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 20.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.