YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18149
KARAR NO : 2011/1055
KARAR TARİHİ : 28.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 19.09.2006 tarihinde bir konut satın aldığını, yapılan sözleşmede dairenin teslim süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığını, 19.1.2008 tarihinde teslimi gerekirken halen sözleşmeye konu dairenin teslim edilmediğini belirterek toplam 5.160 TL kira tazminatı alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin 3.maddesi uyarınca konutun tesliminde belirli bir tarihin olmadığı gibi sözleşmede geç teslim halinde tazminat ödeneceğine dair herhangi bir hükmün de bulunmadığını, dava konusu taşınmazların geç tesliminin kendilerinden kaynaklanmadığını, Başkanlık makamının 21/05/2007 tarih 2471 sayılı “Olur”u ile 2007 Mayıs ayı itibarıyla konut alıcılarının taksit ödemelerinin teslimi takip eden aya kadar durdurularak mevcut borçlara, borç bakiyesinin sabit tutularak dönemsel artışların uygulanmadığını, davacının bu uygulamaya zımni rıza göstererek taksit ödemelerini durdurduğunu, davanın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, sebepsiz zeminleşmeye neden olacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 19.09.2006 tarihli sözleşmede dairenin teslim süresi 16 ay olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme tarihinden itibaren davalı 19.1.2008 tarihinde davacıya daireyi teslim yükümlülüğünde olup, dairenin henüz teslim edilmediği tarafların beyanı ile sabittir. Davacı, teslimi geciken her ay için kira tazminatı talebinde bulunmuş, davalı 2007 yılı Mayıs ayı itibariyle konut
2010/18149-2011/1055
alıcılarının taksit ödemelerinin teslimi takip eden aya kadar durdurulduğunu savunmuştur. Mahkemece, davalının belirlenen vadede kendisine yüklenen edimi yerine getiremeyeceğini öngörmek suretiyle karşı tarafa birtakım haklar da sunarak vadenin uzatılmasına dair yeni bir icapta bulunduğunu, davacının bu icabı açıkça reddetmeyip aksine zımnen kabul edip uyduğu ve kendi edimlerinin ifasını durdurduğu, bu haliyle kendisine düşen edimleri yerine getirmeyip vadenin uzatılmasına zımni rıza gösteren davacının tutumunun hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyacağı, aksini düşünmenin davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosyada bulunan … Bankası ilgili şubesinin cevabi yazısı ile davacının en son taksit ödemesinin 2008 yılı Mart ayı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, taksit ödemelerinin davalı tarafça durdurulmasından sonra ilgili bankaca ödemelerin kabul edilmediğini, bu nedenle bu tarihten sonra ödeme yapmadığını ileri sürmüştür. Davacı, taşınmazın geç teslimini kabul etmediği gibi bu yönde dosyada delil de mevcut değildir. Davalı tarafından tek taraflı bir tasarrufla ödemelerin durdurulması işlemi, sözleşmedeki teslim süresini değiştirmeyeceği gibi kendi edimini yerine getirmesine de engel teşkil etmemektedir. Öyle olunca, teslimde gecikilen her ay için davacı yararına usulünce tespit olunacak kira tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksine düşünce ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 28.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.