Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18427 E. 2011/14139 K. 10.10.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 09.02.2024 14:51
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18427
KARAR NO : 2011/14139
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı eski eşi ... olumsuz davaranışlarından kaynaklanan nedenlerle geçinemediklerinden mahkemece boşanmalarına karar verildiğini, boşanma davası aşamasında kayınbiraderi olan davalı ... ile diğer davalı ...'in 27.01.2003 tarihli "Ödeme Taahhüdü ve Kefaletname" başlıklı belgeyi imzalamak suretiyle evlilik birliği içinde edinilen 10.000 TL değerindeki araba ile 110.000 TL- 120,00 TL değerindeki evin yarı hissesine tekabül eden miktar ile 18.000 TL maddi ve manevi tazminatı müştereken ve müteselsilen ödemeyi taahhüt ettiklerini; istemesine rağmen davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini belirterek, davalıların ödemedikleri 18.500 TL'nin işlemiş faizi ile ev ve arabanın bedellerinin tespiti ve yarı hisselerine tekabül eden bedelin de işlemiş yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... talebe dayanak yapılan belgede davacının ve eşinin isim ve imzalarının bulunmadığını, bu belgenin eşlerin anlaşmalı şekilde boşanmaları için hazırlandığını ancak davacının uyuşmazlık çıkarması nedeniyle eşlerin yıllar sonra boşanabildiklerini, bu nedenle anlaşmalı boşanma sebebine bağlı olarak verilen kefaletin sebebinin kalmadığını, davacının boşandığı eşi aleyhine dava açmadan kendileri aleyhine dava açmasının usulsüz olduğunu, davanın Aile Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, esasen davacının eşinin akıl hastası ve ehliyetsiz olması nedeniyle ehliyetsiz kişiye kefaletin yasal olarak mümkün olmadığını, aile hukukuna taallük eden her türlü tazminat talebinin 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımının gerçekleştiğini, ayrıca sözleşmede (belgede) belirtilen 18.500 TL'lık bedelin, evlilik birliği içinde edinilen ev ve araba ile maddi ve manevi tazminatın toplamı olduğunu belirterek, görevsizlik kararı verilmesini, zamanaşımını ve esas yönünden de davanın reddini istemiştir.
2010/18427-2011/14139
Davalı ... de aynı mahiyette beyanda bulunarak öncelikle dosyanın görevsizlikle Fatih Aile Mahkemesine gönderilmesini, zamanaşımı ve esas yönünden de davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile maddi ve manevi tazminat karşılığı 18.500 TL, evlilik birliği içinde edinilen ev ve araba bedelinin yarısı karşılığı 18.500 TL'nın boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışındaki sair itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalıların imzalarını içeren 27.01.2003 tarihli "Ödeme Taahhüdü ve Kefaletname" başlıklı belgede yazılı ".. Iş bu boşanma nedeniyle davacı ...'e evlilik birliğinde edinilen bir daire ve bir otomobilden düşen pay ile maddi ve manevi tazminat olarak 18.500 TL müştereken ve müteselsilen ödenecektir" ibaresinin yazılış tarzından ve tüm belge içeriğinden; hem araba ve daireden düşen pay hem de maddi ve manevi tazminat olmak üzere davacıya toplam 18.500 TL ödeneceğinin taahhüt edildiği anlaşılmaktadır. Esasen davalılar da ısrarla birbirlerini teyit ve tamamlayıcı beyanlarında davacıya ödenmesini taahhüt ettikleri 18.500 TL'nin hem ev ve arabadan düşen pay hem de maddi ve manevi tazminatların toplamı olduğunu ifade etmiş olup, 18.500 TL'lık meblağın sadece maddi ve manevi tazminat karşılığı olduğu davacı tarafça ıspatlanamadığı halde, mahkemece hem maddi ve manevi tazminat olarak 18.500 TL hemde ev ve araba bedelinin yarısı karşılığı olarak 18.500 TL'nın davacıya ödenmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Birinci bentte yazılı nedenlerle davalı ...'nın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalı ... lehine BOZULMASINA, peşin alınan 549,45 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.