Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18471 E. 2011/4536 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18471
KARAR NO : 2011/4536
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.5.2009 tarih ve 16-293 sayılı hükmün Dairenin 22.4.2010 tarih ve 2009/13555 2011/5636 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı,davalıya ait tapulu taşınmazın 1 dönümlük kısmını 750 TL bedel ödeyerek 10.8.1995 tarihinde haricen satın alıp kullanmaya başladığı ancak davalının tapuyu devretmediği gibi,27.4.2001 tarihinde taşınmazı kızına tapudan devrettiğini,bu durumu 3.11.2008 tarihinde öğrendiğini bildirerek taşınmazın rayiç değeri olarak fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 7.100 TL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 7.100 TL nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde dairenin 22.4.2010 tarihli 2009/13555-2010/5636 esas ve karar sayıl ilamı ile onanmasına karar verilmiş,bu onama ilamına karşı davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacının davalıya ait tapulu taşınmazın 1 dönümlük kısmını haricen satın alıp kullandığı ancak davalının taşınmazın tapusunu 27.4.2001 tarihinde kendi kızına devrettiği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir.Davacı bu devirden haberinin olmadığını,3.11.2008 tarihinde öğrendiğini bildirerek bu tarih itibarıyla değerinin hesaplanmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.634, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri). O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalı, tapulu taşınmazını 10.8.1995 tarihinde 2010/18471 2011/4536
Davacıya haricen satıp teslim etmiş ve satış bedeli olan 750 YTL yi almıştır. Bu para satış tarihindeki alım gücü ile davalının mal varlığına girip kalmıştır. Harici satım sözleşmesinde tapunun hangi tarihte verileceği konusunda bir açıklık da bulunmamaktadır.
Diğer yandan iadenin kapsamını belirlemede geçersiz sözleşmenin artık ifa edilemeyeceğinin öğrenildiği tarih önem arzeder. İade hakkını kullanmakta geciken alacaklı kendi kusuru ile artan zararını iade borçlusundan isteyemez.
Bu durumda mahkemece yapılacak …; davacının sözleşme arkasında yazılı çeklerin keşide tarihinde … olduğu 750 YTL nin, çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli, bu yolla belirlenecek miktara istemle de bağlı kalınarak hükmedilmelidir.Mahkemece davacının geçersiz taşınmaz satışı nedeniyle az yukarıda açıklandığı gibi denkleştirme kuralları gözetilerek ödenen satış bedelinin üçüncü kişiye satış tarihi itibarıyla denkleştirilmiş bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının öğrenme tarihi olarak beyan ettiği 3.11.2008 tarihi itibadrıyla denkleştirilmiş değer üzerinden taleple bağlı kalınarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.Nevarki ödenen bedelin 3.11.2008 tarihi itibarıyla denkleştirilmiş bedelinin tahsiline ilişkin mahkeme kararının zuhulen onandığı bu kez yapılan karar düzeltme incelemesinde anlaşılarak,dairenin onama kararı kaldırılarak,açıklanan nedenle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ,Dairemizin 22.4.2010 tarihli ve 2009/13555-2010/5636 esas ve karar numaralı onama ilamının kaldırılarak,açıklanan gerekçe ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 24.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.