YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18884
KARAR NO : 2011/2760
KARAR TARİHİ : 24.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespiti-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında yazılı ya da sözlü kira akdi bulunmadığı halde, davalının kira alacağı olduğundan bahisle hakkında takip başlattığını, asıl kiracının … İnşaat..Ltd.Şti olduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine, haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı meblağın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının icra takibine yapmış olduğu itirazında borcu kabul ettiğini ve ödeme def’inde bulunduğunu, kiracı olmadığını ileri sürmenin iyiniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kira sözleşmesinin tarafı olmadığı, davacının ortağı bulunduğu şirketin kiracı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının Ümraniye 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2046 esas sayılı dosyasında talep edilen 20.607,50-TL borcunun bulunmadığının tespitine, bunun istirdadına, davalının davacının da ortağı bulunduğu şirket… İnşaat… San. Tic. Şti. aleyhine dava açmakta muhtariyetine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya ait mecurun 08.03.1995 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava dışı Karaaslan İnşaat…Ltd. Şti’ye kiralandığı açık olduğu gibi mahkemenin de kabulündedir. Davalı kiralayanın kira alacağının tahsili için kiracı şirketin ortağı ve temsilcisi olan davacı hakkında icra takibi başlattığı, davacının icra takibine süresinden sonra 02.03.2009 tarihli dilekçe ile yaptığı itirazında; 2010/18884-2011/2760
“..talep edilen miktar kadar borcu olmadığını, mal sahibine, çocuklarına kira karşılığı ödeme yaptığını, binada yapılan yangın merdiveni karşılığında kira ödediğini, mal sahibine borcu bulunmadığını..” beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davacı, bu beyanı ile ödeme def’inde bulunmuştur. Davacının beyanı kendisini bağlar. Bu durumda, davacının kiracılık sıfatını benimsediğinin kabulü gerekir. Kaldı ki, davacı, kiracı şirketin ortağı ve temsilcisi olup, şirketin aile şirketi olduğu anlaşılmaktadır. Öyle olunca, davacının salt kiracı sıfatını taşımadığı gerekçesiyle borçlu olmadığının tespitini istemesi de M.K. 2’de öngörülen iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz ve hukuken himaye edilemez. Mahkemece, işin esasına girilerek tarafların delilleri ve karşı delilleri sorulmalı, toplanan delillere ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 304,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.