Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/1897 E. 2010/13993 K. 26.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1897
KARAR NO : 2010/13993
KARAR TARİHİ : 26.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ….. gelmiş davalı adına gelen olmadığında onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, davalı Bedaş tarafından 07.11.2007 tarihinde kurumlarında yapılan inceleme ile kaçak ve usulsüz elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlendiğini, söz konusu tutanak ile akım trafolarının hatalı çevrim oranlarına sahip olduğu ve eksik tüketim kaydedildiğinin belirlendiğini ve fark faturası tahakkuk edildiğini, 1994 ve 2007 yıllarında iki kez bakılmış olan sayaçların kontrolünün 1994 yılında Tedaş, 2007 yılında da Bedaş tarafından yapıldığını, farkın ortaya çıkmasında kuruma atfedilecek bir kusurun bulunmadığını ve bu farkın oluşumunda 1994 ve 2007 yıllarında sayaç kontrollerini yapan Tedaş ve Bedaş’ın ihmallerinin bulunduğunu, borcun zamanaşımına uğradığını belirterek 14.12.2007 tarihli faturada bildirilen borç yönünden borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir
1-Davacı, davalı çalışanlarınca, kurumlarında yapılan kontrol neticesinde ölçüm sisteminde kullanılan akım
2010/1897-13993
trafolarının hatalı çevrim oranına sahip olduğunun belirlenerek 1994 yılı ile 2007 yılları arasında eksik tüketilen enerji nedeniyle davalı tarafça tahakkuk ettirilen faturadan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti istemli eldeki davayı açmıştır. Davacı, dava dilekçesinde borcun zamanaşımına uğradığı def’inde bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının zamanaşımı def’i hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu konuda bir karar verilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.