Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18987 E. 2011/7269 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18987
KARAR NO : 2011/7269
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı kendisine ait taşınmazı 7.12.2001 tarihinde davalıya bağışladığını, 10.12.2001 tarihli il genel meclisi kararı ile bağışın kabul edildiğini, daha sonra vali ile yapılan 25.3.2002 tarihli protokol ile bağış konusu taşınmaz çevre düzenlemesi nedeniyle yıkılacağından yerine civardan su basmanı yapılmış bir 100 metrekarelik inşaat vermeyi taahhüt ettiklerini, bilahare aynı gün tapuyu verdiği halde, davalının edimini yerine getirmediğini, en son talebinin reddine ilişkin 6.11.2006 tarihli il genel meclisi kararı alındığını bildirerek; protokol hükümlerinin aynen ifasını, yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı zarar olarak şimdilik 7000 TL maddi 1000 TL manevi zararın faizi ile tahsilini, olmadığı takdirde, bağışın iptalini, yıkılan evinin aynen yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, bağışın şarta bağlı olmadığını,protokolün vali ile yapıldığını, il genel meclisi kararı haline getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının talebinin reddine ilişkin il genel meclisi kararının 6.11.2006 tarihinde tebliğ edildiği esas alınarak 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 7.12.2001 tarihli dilekçesi ile 20 sayılı parselini davalıya bağışlamış, buna ilişkin 10.12.2001 tarihli İl Genel Meclisi kararı ile bağış kabul edilmiş, 2010/18987-2011/7269
25.3.2002 tarihinde taşınmazın devri verilerek kayıtsız şartsız bağış olarak verildiği tapu senedinde belirtilmiştir. Tapunun devredildiği gün dönemin valisi ile davacı arasında yapılan protokole göre, bağışlanan taşınmazın çevre düzenlemesi nedeniyle yıkımı gerektiğinden bu taşınmaz yerine civardan 100 metrekarelik su basmanı çımış halde inşaatın teslim edileceği vadedilmiş,teslim için süre belirlenmemiştir. Davacının birçok başvurusu üzerine en son 6.11.2006 tarihli İl Genel Meclisi kararı ile bağışın kayıtsız şartsız yapıldığı, protokolün İl Genel Meclisi kararı haline getirilmediğinden talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemece bağışın şarta bağlı olmadığı, l Genel Meclisinin kararının tebliğinden itibaren hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı taşınmazının bağışladıktan sonra valilik ile yapılan ayrı bir protokol ile bağışlanan taşınmaz yerine su basmanı çıkmış halde inşaat verilmesi taahhüt edilmiştir. Taraflar arasındaki bu taahhüdün yerine getirilmesi için bir süre öngörülmemiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde terditli talepte bulunarak öncelikle protokolün ifasını, geç ifa nedeniyle tazminat verilmesini olmadığı takdirde bağışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının bağış aktinden sonra ayrı olarak düzenlenen protokol ile başka bir taşınmaz verilmesi taahhüt edildiğinden bu taahhütnamenin sahte olarak düzenlendiği iddia ve ispat edilemediğine göre davacının öncelikli talebide bu protokolün ifası olduğundan bu talebi dikkate alınarak taraf delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,70 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.