Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/19074 E. 2011/2242 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19074
KARAR NO : 2011/2242
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, bir fabrikada işçi olarak çalıştığını, 08.07.2008 tarihinde gece vardiyasına gitmeden önce davalıya ait …Marketten Yörsan marka 1 litrelik ayran aldığını, eve gidip ayranın bir kısmını içerken ekşimsi bir tat aldığını, son kullanma tarihini kontrol ettiğinde son kullanma tarihinin 3 gün geçtiğini gördüğünü, ayranı fişi ile birlikte satın aldığı davalıya ait markete gittiğini ve durumu market yetkilisine bildirdiğini, market yetkilisinin bununla ilgili tutanak tanzim ederek verdiğini, bu tutanakla birlikte işe gitmek üzere evine döndüğünde mide bulantısı ve şiddetli karın ağrısı başladığını, kendi imkanlarıyla hastane acil servisine başvurduğunu, burada kendisine gıda zehirlenmesi teşhisi konularak bir gece gözlem altına alındığını, bu olay nedeniyle iki gün işe gidemediğini, maddi kaybı bulunduğunu, ayrıca hastaneye giderken taksi tuttuğunu ve ücretini cebinden verdiğini, bunun dışında sıkıntı ve acılar çektiğini, ölümden döndüğünü, iki gün boyunca mide ağrısı çektiğini, bu olaydan sonra süt ve süt ürünlerine karşı bakış açısının değiştiğini ve bu ürünleri hiç tüketmediğini bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.00.TL.maddi, 35,000.00.TL.manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, markette son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin asla satılmadığını, ürünlerin periyodik denetiminin ilgili kurumlar tarafından gerçekleştirildiğini, dava dilekçesine ekli … Barın imzasını taşıyan 08.07.2008 tarihli tutanaktan kendilerinin haberi olmadığını, … Barın’ ın da bu olay sonrasında işten ayrıldığını, dava açıldıktan sonra bu tutanaktan haberdar olduklarını, tanzim edilen tutanağın şaibeli olduğunu ve kendilerinin zor duruma düşürülmek istendiğini, davacının iddia edilen ayran nedeniyle zehirlendiğine dair … kurulu raporu bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın haksız ve fahiş olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
2010/19074 2011/2243
Mahkemece, olayda tazminatın koşullarının oluştuğu benimsenmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.00.TL maddi tazminat ile 5.000.00.TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı şirkete ait markettin son kullanma tarihi geçmiş ayran satması nedeniyle içtiği ayrandan dolayı gıda zehirlenmesi geçirdiği iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece manevi tazminat yönünden istemin kısmen kabulüne, 5.000.TL’ nin davalıdan tahsiline karar verilmişse de, 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu’ nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Dava konusu olayın gelişimi ve yukarda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunun kabulü gerekir. O halde yukarda belirtilen ilkeler doğrultusunda takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, mahkemece 5.000.00.TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.