YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19253
KARAR NO : 2011/8175
KARAR TARİHİ : 26.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’ın diğer davalı arsa sahipleri ile noterde yaptığı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesi ile müteahhide kalan dava konusu daireyi harici sözleşme ile davalı müteahhitten satın aldığını ancak teslim edilmediğini bildirerek eksikliklerin ikmali için gerekli bedelin tesbiti ile şimdilik 20.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı müteahhit hakkında davadan önce ölmüş olması nedeniyle reddine,diğer davalılar hakkında ise husumetten dolayı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki
faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının davalı yüklenici …’ün diğer davalılarla noterde düzenleme şeklinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye kalan dava konusu yeri harici sözleşme ile satın aldığı bilahare tapuyu devraldığı anlaşılmakla 4077 sayılı kanunda düzenlenen taşınmaz mal satışı sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, yüklenici ve ona tebaen arsa sahipleri hakkında davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte gösterilen nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 26.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.