YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19321
KARAR NO : 2011/9558
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu taşınmazı ihale yoluyla davalıdan otopark olarak kiraladığını, ancak …Belediye Başkanlığı’nın bu taşınmaza daha önce kum ve mucur yığması sebebiyle davalının kiralananı kendisine teslim edemediğini, …Belediyesi aleyhine açtığı men’i müdahale ve tazminat davasının reddedildiğini, davalının taahhüdünü yerine getirmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ödediği ve karşılıksız kalan 262,50 TL nin 11.09.1996’dan itibaren, taşınmazı 1 yıl süre ile kiraladığından ve belediye tarafından ruhsat verilmemesine davalı sebebiyet verdiğinden 5.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalının kötü niyetle evine haciz getirmesi nedeni ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazın davacıya teslim edilmediği iddiasını kabul etmediklerini, davacının …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin bir dava dosyasındaki tashihi karar dilekçesinde taşınmazı 17.09.1996’da teslim aldığını ve otopark işletmeciliği yaptığı için dava konusu yerde tesislerinin bulunduğunu ileri sürdüğünü, sözleşme serbestisi içinde yapılan kira akdine dayanarak davacı hakkında icra takibi yapılmasında kusurları bulunmadığından manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 6.202,50 TL nin 11.09.1997’den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının kısmen
kabulü ile 300,00 TL’nin 11.09.1997’den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacı davalıyı miktar belirtmek suretiyle temerrüde düşürdüğünü ispatlayamamıştır. O halde davanın açıldığı tarihte davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile hükmedilen maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Davacı, davalının icra takibi yaparak evine haciz getirdiğini belirterek, uğramış olduğu manevi üzüntü nedeniyle manevi tazminat isteğinde bulunmuştur. Borçlar Kanunu’nun haksız eylem faslında düzenlenen 49. maddesi, aynı kanunun 98/2 maddesi yollaması ile sözleşmeye aykırı davranışlarda da uygulanmaktadır. Ne var ki, anılan madde hükmüne göre manevi tazminat isteğinin kabul edilebilmesi için, diğer koşulların yanında kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı da şarttır. Somut olayda, kişilik haklarına hukuka aykırı, haksız bir saldırının varlığı ispat edilememiştir. O halde mahkemece, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek, bu kalem isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 15.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.