YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1955
KARAR NO : 2010/3463
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı yüklenici (satıcı) … İnşaat ve Ticaret A.ş den 20.4.2001 tarihli harici sözleşme ile 133 ada 1 parselde bulunan 30 nolu bağımsız bölümü satın aldığını,28.07.2003 tarihinde de resmi satışın adına yapıldığını, ancak satılan dairenin sözleşme uyarınca 24 ay içerisinde teslimi öngörüldüğü halde dairenin teslim edilmediğini,yüklenici şirketin tasfiye halinde olduğunu, dosya davalılarının şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirket ortaklarının şirketten olan alacaklıları bile bile zarara uğrattıkları gibi haksız menfaat edindikleri ,kar paylarının dağıtımında kanuna ve ana sözleşmeye aykırı davranmaları sonucunda şirketin tasfiye sürecine girmesinden sorumlu olduklarını ileri sürerek, teslim edilmeyen dairenin rayiç bedeli ile yüklenici dava dışı şirketin teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden 20.03.2003 tarihinden itibaren kira bedeli alacaklarının faizi ile tahsilini istemiş, birleşen dava dosyası ile fazla hakları saklı kalmak kaydıyla dairenin rayiç bedeli olarak 20.000 Tl ile kira bedeli olarak 5000 TL nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı yüklenici şirketin yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirketi bile bile alacaklılarından kurtulmak için tasfiye sürecine soktuklarını, şirketin tasfiyesi nedeni ile zarara uğradığını, yüklenici şirketten Olan alacağını alamadığından şirketin tasfiyesine neden olan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dava, yönetim kurulu üyelerinin davacıya verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK.nun 336 ncı maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri ortaklık anasözleşmesi ve yasanın kendilerine yüklediği görevlerin kasden ve ihmalen yapılmamış olmasından müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca, ortaklık işlemlerinin bir kısmını tevdi ettikleri kimselerin vazifelerinin gereği gibi ifa edip etmediklerini, yönetim kurulu, kontrol ve nezaretle yükümlüdür. Dolayısıyla, kasıt veya ihmalleri sonucu verilen zarardan şirkete karşı tüm yönetim kurulu üyeleri sorumlu olurlar. Davacı dava açarken yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket ana sözleşmesindeki yükümlülüklerini bile bile yerine getirmeyerek yüklenici şirketi tasfiye sürecine soktuklarını ileri sürdüğüne göre davacının bu iddiasının T.T.K 336 /5 maddesi uyarınca araştırılması gerekirken mahkemece bu iddianın araştırılmadan ve inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.