Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2238 E. 2010/11882 K. 22.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2238
KARAR NO : 2010/11882
KARAR TARİHİ : 22.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … avukatınca ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan …’e ait olan aracı 8.3.2005 tarihli kat’i satış sözleşmesi ile …’ye vekaleten hareket eden diğer davalı …’dan satın alıp 6846 TL’nı …’e ödediğini, ancak aracın başka bir sahsa ait olup çalıntı olması nedeniyle elinden alındığını ileri sürerek 6846 TL’nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı …, aracı diğer davalı …’nin vekili olarak davacıya sattığını, sözleşme esnasında parayıda davalı …’nin aldığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı … ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının satın aldığı aracın çalıntı ve çenç olması nedeniyle elinden alındığı, 6846 TL’nin davalılar yedinde kaldığı, bundan araç maliki … ile vekili olarak aracı ielinde bulunduran, satış işlemini yapan ve parayı alan diğer davalı …’in sorumlu oldukları gerekçesiyle 6846 TL’nın her iki davalıdan birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’in tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı bu davada davalı …’in kayıt maliki olduğu aracı galerici olan ve …’ye vekaleten hareket eden diğer davalıdan satın aldığını ileri sürmüştür. Dosya 2010/2238-11882
Içinde bulunan belgelerden davalı …’in sahibi olduğu aracı satması için 8.2.2005 tarihinde davalı …’i vekil tayin ettiği ve davalı …’in de bu vekaletnameye dayanarak ve davalı …’nin vekili olarak 8.3.2005 tarihinde davacıya sattığı anlaşılmaktadır. Davalı … kati satış sözleşmesinde diğer davalı …’in vekili olarak hareket ettiği için kendisinin sorumluluğu söz konusu değildir. Kat’i satış sözleşmesinde vekil olan davalı …’in satış parasını aldığının belirtilmesi de Nizamettin’in sorumluluğunu doğuracak nitelikte bulunmamaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken davalı … aleyhinde de hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’in temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.