YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2316
KARAR NO : 2010/3445
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ve vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yükleniciden 18.11.1988 tarihli harici sözleşme ile daire satın aldığını, satış bedeli olarak 50.000 TL ödeme yaptığını, ayrıca satış bedeline karşılık teminat senedi de verdiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirip daireyi teslim etmediğini, bundan sonra da teslim edemeyeceğinin anlaşıldığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalmak kaydıyla daire bedeli olarak 500.000,00 YTL’nin sözleşme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının açtığı dava sonunda davanın reddine dair verilen karar, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiş ise de, temyizden sonra davalı asil 12.1.2010 tarihli dilekçe ile davacı ile dosyanın temyiz aşamasında iken anlaştıklarını zamanaşımı şartı aranmaksızın davayı kabul ettiğini, ödeme konusunda davacı ile protokol yaptıklarını, borcunu ödeyeceğini bildirdiği görülmüştür. Dosya davacısı da 15.02.2010 tarihli dilekçesi ile davalı asil ile sulh anlaşması yaptıklarını, davalının zamanaşımı itirazından vazgeçtiğini bu konuda mahkemenin sulh anlaşması doğrultusunda karar verilmesini istediği görülmüştür. Bu durumda mahkemece davacı ve davalının dilekçeleri değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle tarafların sulh oldukları anlaşılmakla mahkemece işlem yapılmak üzere kararın BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ve yine peşin alınan 14.00 TL temyiz harcının istek halinde davalıya iadesne, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.