Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2350 E. 2010/10130 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2350
KARAR NO : 2010/10130
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

MAHKEMESİ : … Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı Belediye Başkanlığından satın aldıkları … Ilçesi … Mahallesi … ada … ve … parsel sayılı taşınmazların, dava dışı Orman idaresinin … ada … nolu parselin 362,51 m2 lik kısmı , … ada … nolu parselin 521,53 m2 lik kısmının orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle aleyhlerine açtığı tapu iptal ve tescil davasının sonuçlanarak yerlerin kendi adlarına olan tapularının iptali ile devlet ormanı olarak maliye hazinesi adına tesciline karar verildiğini, bu yüzden zarara uğradıklarını, bu zararlarına davalı belediyenin sebebiyet verdiğini belirterek, fazlaya aithakları saklı kalmak kaydıyla 10.000. TL tazminata hükmedilmesini istemiş, davacılar 8.7.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle de 99.704,48 TL.nın dava tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece orman tahdit alanı içerisinde kalan ve … Asliye Hukuk Mahkemesince tapusunun iptaline karar verilen taşınmaz bölümleri dolayısıyla davacının oluşan zararına davalı belediyenin sebebiyet verdiği gerekçesiyle bilirkişi raporuna dayalı olarak dava tarihine göre tesbit edilen değerler esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 2010/2350-10130
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar eldeki davanın dava dilekçesinde fazlaya dair haklarını saklı tutarak 10.000 YTL istemiş, 8.7.2009 tarihli ıslah dilekçesi ilede talebIerini 99.704,48 YTL olarak ıslah etmiştir. Bu durumda 10.000. TL’ sine dava tarihinden, arta kalan miktar olan 89.704,48 YTL’sine ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gereklidir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek tüm miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütmüş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz i tirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün 1 numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davanın kabulüne, 99.704,48 TL’ nin davalıdan alınarak davacı ya verilmesine, kabul edilen miktarın 10.000 TL’ sine 21.04.2009 tarihinden, 89.704,48 TL’ sine ıslah tarihi olan 8.7.2009 tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 7.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.